Alevivizyon.com ,Kadim Alevi Platformu
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Alevilik Üzerine Sorular Yanıtlar Alevilikle İlgili Sorularınız Cevaplarınız

Go Back   Alevivizyon.com ,Kadim Alevi Platformu > Alevilik Genel > Alevilik Üzerine Sorular Yanıtlar
Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-10-09, 14:24   #6 (permalink)
 
BarisGuven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-08-09
Yaşınız: 49
Mesaj Sayısı : 1.038
Ettiğin Teşekkür: 451
Edilen Teşekkür: 432
Standart Cevap: Alevilik "Ateizm" değildir

--Alevi televizyonları, radyoları ve dergilerinde nasıl bir çizgi izleniyor? Sanat ve edebiyata ne kadar ilgi gösteriyorlar?

Alevi-Bektaşi zemine yönelik yayın yapan televizyonlar ve dergiler, çağdaş, laik ve demokrat bir çizgiyi kendine rehber edinmiş yayın organlarıdır. Bu toprağın tanıdığı en gerçekçi siyaset-politika Alevi-Bektaşi tarihi olduğuna göre, bu tarihi güncelleme eylemine geçen her radyo, televizyon ya da dergi doğrudan demokrasi temelli Alevi-Bektaşi gerçekçiliğinin taşıyıcısı olmak zorundadır.

Efendim, Alevilik-Bektaşilikte tasavvuf edebiyat demektir. Bâtınilikte, insan içindekileri dışarıya taşırken, bu bir yükümlülük de olabilir, bir özlem, bir söylence de olabilir tasavvufu araç olarak kullanmak, yani edebiyat ya da sanat yapmak zorundadır. Örneğin semah ya da müzik bir güzel sanatlar-sanat ürünüdür. Bir Alevi-Bektaşi yükümlülüklerini, özlemlerini, söylencelerini güzel sanat ya da sanat ürünü durumuna getirince, yani dans etmeye, türkü söylemeye başlayınca, ibadet etmeyi de öğrenmiş olur; bu gerçeklik, yaşamda metafiziğin kökünü kazır.

-- Cemevlerine aynı zamanda kültürevi diyenler ve Alevi inanç uygulamasını folklör olarak görenler var.Bu yaklaşıma ne diyorsunuz?

Aleviler cemevlerine, “Cem ve Kültür Evi” derler. Böyle demekle ibadet ettikleri yerle ilintili bir gerçeği dile getirmek isterler. Ancak, ibadet folklör olamaz; özellikle semah hizmetinin cemevi dışında özel giysilerle dönülmesi böylesi bir yargı uyandırmaktadır. Kültürün özgün geçmişinde, semah hizmeti cemde “içeri semahları”, cem dışında “dışarı semahları” adıyla dönülerek yerine getiriliyordu. Bugün bu ayrım kalktığı için ya da Alevi-Bektaşi zemindeki bilgi donanımı bu ayrımı algılayacak düzeyde olmadığı için, özel giysilerle her yerde dönülen semah, folklör algısı uyandırmaktadır. Cemdeki kimi törenlerin folklör algısı uyandırmasının bir ikinci nedeni daha vardır: Sıralı erkânlardan oluşan cemde her erkân yerine getirilirken “halk bilgeliğinin dili” ve “felsefi bilgeliğin dili” olmak üzere iki dil kullanılır. Halk bilgeliğinin dili ile folk dil ortaktır. Bu ortaklık nedeniyle erkânın kendisi de folklör algısının içine taşınmaktadır.
__________________
"Yaşamak ;
Bir ağaç gibi tek ve HÜR
ve
Bir orman gibi KARDEŞÇESİNE
Bu hasret bizim ..."


Nazım Hikmet RAN
BarisGuven isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-10-09, 14:25   #7 (permalink)
 
BarisGuven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-08-09
Yaşınız: 49
Mesaj Sayısı : 1.038
Ettiğin Teşekkür: 451
Edilen Teşekkür: 432
Standart Cevap: Alevilik "Ateizm" değildir

—Aleviler ne istiyor?

Aleviler çağdaş olmayı ya da çağdaş olanı yaratmayı; aklı inançtan, bilimi dinden bağımsızlaştırmayı; gerçek Alevi-Sünni kardeşliğini kurmayı, çağdaş insanlık ve demokrasi değerlerine sahip çıkarak toplumu ve bireyi kilitleyen zincirleri kırmayı; özgürlükleri, eşitliği, halk egemenliğini, ideolojik ve siyasal çoğulculuğu yaşama geçirmeyi, “temel ve vazgeçilmez yükümlülükler” olarak görüyor.

Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çatısı altında yer almak istemiyorlar. Çünkü, devlet yapısında böylesi bir örgütün bulunmasını laiklikle bağdaştıramıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Atatürk döneminde, devrimlere karşı köktendinci Sünni kesimden gelmesi olası tehlikelere karşı kurulmuştu. Varlık nedeni olan bu tehlikelerin ortadan kalkmasıyla örgüt varlığının da sonlandırılması amaçlanıyordu. Ne var ki gelişmeler amaçlandığı gibi olmadı. Diyanet gittikçe güçlendi. Laik bir toplumda devlet, ne “dinlidir ne de dinsiz”. Devletin “inanç özgürlüğünü sağlamakla” yükümlü olması, bireyin “inançlı ya da inançsız” olabileceğinin; buna karşın, devletin bir inancının “olamayacağının” önkoşul olarak kabul edilmesi demektir. Aleviler zorla din eğitimi verme, Alevi yerleşim birimlerine cami yaptırma ve imam atama, iş ve bürokrasi alanlarından Alevileri dışlama” uygulamalarının, Osmanlı’nın şiddete dayalı “asimile” yönteminin Cumhuriyet dönemindeki devamı olduğuna inanıyorlar ve bu uygulamaların sona erdirilmesini istiyorlar.

Camileri “ortak ibadet yeri” olarak görmüyorlar; kendi inançlarının gereklerini, kendi ibadet yerlerinde, yani “cemevleri”nde özgürce yerine getirmek istiyorlar. Çocuklarına, “devlet zoruyla din dersi verilmesini” bir “zulüm” olarak algılıyorlar ve bu uygulamanın en azından Türkiye’nin de imzaladığı “Çocuk Hakları Sözleşmesi”ne aykırı olduğunu bıkmadan usanmadan yineliyorlar.Bu toprağın yurttaşları, aydınlanma yaratıcıları olarak “kıyıma” uğramak istemiyorlar artık. Bu isteğin bir kanıtı anlamında onlarca insanın diri diri yakıldığı Sivas/Madımak Oteli’nin, “Sivas Utanç Müzesi” olarak düzenlenmesini talep ediyorlar.
__________________
"Yaşamak ;
Bir ağaç gibi tek ve HÜR
ve
Bir orman gibi KARDEŞÇESİNE
Bu hasret bizim ..."


Nazım Hikmet RAN
BarisGuven isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-10-09, 14:47   #8 (permalink)
 
BarisGuven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-08-09
Yaşınız: 49
Mesaj Sayısı : 1.038
Ettiğin Teşekkür: 451
Edilen Teşekkür: 432
Standart Cevap: Alevilik "Ateizm" değildir

--Avrupa Birliği’ne yaklaşımınız nedir?

Demokrasinin temelinin bireysel, toplumsal ve sınıfsal hak ve özgürlüklerden oluştuğu bilinci içinde, bu “alanlardaki kazanımları” bizlere sunacak olan AB ile Alevilerin hiçbir uyum sorunu olamaz. Tam tersine AB üyesi ülkeler insanına Doğu’nun “doğacı/insancı” evrensel değerlerini taşıyacak, onların kendi bedenlerine, ötesinde tüm doğaya, bireysel/toplumsal akıllarına, ötesinde tüm doğanım aklına dönmelerini sağlayacak et etkili araçtır.

Ancak, AB dünyası, demokrasinin ve insan haklarının, sadece tanımını değil, uygulamasını da kapsayan geniş bir anlayışın sahibi olabilir mi?, sorusunun yanıtını “ikirciksiz” vermek durumundayız. Böylesi “geniş” bir uygulamanın, Batı açısından Türkiye üzerindeki sömürü “havzası”nı daraltacağı açıktır. Alevilikte “insan hakları” dendiğinde “yatay eğilimli” istihdam, ücret düzeyi, gelir dağılımı, eğitim, sağlık vb. de akla gelir. AB’nin bu konularla ilgilendiğine tanık olamıyoruz. AB’nin “dayatmaları”, “Batı benzeri bir düzenin küreselleştirilmesi” mi acaba? Eğer öyleyse Aleviler sonuna kadar destek verecektir. Yok eğer AB, “aşırı soyutlaştırılmış”, uygulanabilirliği “sınırlı” olan “dikey” eğilimli insan haklarıyla “içi boşaltılmış bir demokrasi”yi gerekçe göstererek, Batı kapitalizminin ekonomik olarak yönetimine girecek ve siyasi denetim altına alınacak bir Türkiye yaratmak istiyorsa bir “kapitalist enternasyonalle” karışı karşıyayız demektir. Böylesi bir durum, “biçimsel olarak demokratikleşirken özde sömürgeleşmeye doğru yol alıyoruz” anlamına gelir. İşte Aleviler açısından “uyumsuzluk” bu noktada başlar.
__________________
"Yaşamak ;
Bir ağaç gibi tek ve HÜR
ve
Bir orman gibi KARDEŞÇESİNE
Bu hasret bizim ..."


Nazım Hikmet RAN
BarisGuven isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-10-09, 14:48   #9 (permalink)
 
BarisGuven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-08-09
Yaşınız: 49
Mesaj Sayısı : 1.038
Ettiğin Teşekkür: 451
Edilen Teşekkür: 432
Standart Cevap: Alevilik "Ateizm" değildir

--Size göre nasıl bir demokrasi olmalı? Alevi örgütlerinde Alevi öğretisine uygun bir demokrasi uygulanıyor mu?

Hakların “eşit” dağılımının yapıldığı yerde demokrasi bir “oyun”dur. “Oyun” yaşama geçip oyun olmaktan çıkıp, yani hakların “eşitsiz dağıtımını” yapıp “eşit sonuç” üreten “gerçek” olamadı bir türlü. Hani kimse ölümüne “tanık” olamaz ya: Tıpkı bunun gibi, demokrasi de bir türlü kendi uygulamasına “tanık” olamadı.

Özgürlüğün demokrasiden “çıktığı” sanılır: Ama bunun “tersi” doğrudur; özgürlükten demokrasi çıkar. Demek ki özgürlüğün “küçük” bir bölümü “demokratik özgürlük”tür. Onun için bağırıyoruz: Köktendinciden, şeriatçı kimlikten “demokrat” olmaz; “demokrat olmayan” kimliklerle demokrasi kurulmaz, diye. Alevilerin kafasındaki inanç, “şeriatçı bir nitelik” kazanırsa bilelim ki “bizlerle” de “bu iş” olmaz.

“Kendini bilmek”, hiçbir dışsal koşulun sınırlandırmasını eyleminin “sınırı” olarak kabul etmeyen, kendine ve başkasına saygısı olan “kişi olmak” demektir. Gönül felsefesinin temelinde işte “bu kişi” vardır; bu sağlanamazsa demokrasi “temelsiz” kalır. Duyarlılığımızın “izinde” yöremizden dünyaya açılmak, kendi göreneklerimizle selamlaşmak, dünya toplumunun “hamuruna” katılmak istiyoruz. Böylesi bir görevin altından ancak “yetkin bilinç”le kalkılır: Yetkin bilinç “adanmış bilinç”tir. Adanmamış bilinç, kendini “sakınır” ve başkasını “harcamaya” yönelir.

--Alevi örgütlerinde Alevi öğretisine uygun bir demokrasi uygulanıyor mu?

Kimi örgüt yöneticilerimiz “adanmamış” bir bilincin-inancın taşıyıcısı olarak ortalıkta döneniyorlar; en yakın kavga arkadaşının “ayağına çelme takmaya” ya da kendisi için “gizil” tehlike oluşturan örgüt arkadaşını-aydınını “karalamaya” yelteniyor. Demokrasi inancı, “yetkin bilinç” diye tanımlanan “özgürlük bilinci”nin gerçekleştiği yerde başlar.Demokrasi bir “bakış”, bir “seziş”, bir “kavrayış”, ötesinde bir “örgütlenme” biçimidir. Yaklaşımın mantığı gereği “yaşama inandığımız yerde demokrasi, kendimize inandığımız yerde karşı demokrasi başlar”. Yaşama olan inancımız “eksik”, kendimize olan inancımız “abartılı” olduğu için, çağdaş anlamda “uygun örgüt biçimini” bulmamıza karşın bu örgütün yönetim organlarını çoğunluk “nitelikli” yönetici arkadaşlarla dolduramadık. Demokrasi yaratıyoruz diye diye karşı-demokrasi üretiyoruz. Yani yaşamdan sakınıp “her şeyin çözümünü kendinde gören” örgüt yöneticilerinin yönettiği örgütlü Alevi zeminde memur kafalı yöneticilerden çevreye saçılan olumsuzluklar yine aynı kafa yapısına sahip yöneticiler tarafından ortadan kaldırılacaktır.Yaşamından memnun olmayanlar ne kadar “azsa” demokrasi o ölçüde “kararlıdır”.

Demokrasinin ayırıcı niteliği, seçim sonucu oluşmuş “çoğunluk yönetimi” değil, çoğunluğun iradesine karşın “azınlık” durumunda bulunanların bireysel, siyasal ve toplumsal haklarının güvence altına alınmış olmasıdır. Bu durumu örgüte uygularsak yönetimi kaybedenlerin ya da yönetime seçilemeyenlerin haklarını “güvenceye almaktır” demokrasi.

xxx

Gazeteci Recai Aksu’nun Milliyet Gazetesi Avrupa Baskıları için hazırladığı ‘Alevi Dosyası’ yazı dizisinde yer alan araştırmacı yazar Esat Korkmaz ile yapılan röportajın geniş özetinden alıntıdır.
__________________
"Yaşamak ;
Bir ağaç gibi tek ve HÜR
ve
Bir orman gibi KARDEŞÇESİNE
Bu hasret bizim ..."


Nazım Hikmet RAN
BarisGuven isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-10-09, 00:10   #10 (permalink)
 
kanlıbey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 19-09-09
Mesaj Sayısı : 136
Ettiğin Teşekkür: 92
Edilen Teşekkür: 172
Standart Cevap: Alevilik "Ateizm" değildir

Alıntı:
BarisGuven Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
--Size göre nasıl bir demokrasi olmalı? Alevi örgütlerinde Alevi öğretisine uygun bir demokrasi uygulanıyor mu?

Hakların “eşit” dağılımının yapıldığı yerde demokrasi bir “oyun”dur. “Oyun” yaşama geçip oyun olmaktan çıkıp, yani hakların “eşitsiz dağıtımını” yapıp “eşit sonuç” üreten “gerçek” olamadı bir türlü. Hani kimse ölümüne “tanık” olamaz ya: Tıpkı bunun gibi, demokrasi de bir türlü kendi uygulamasına “tanık” olamadı.

Özgürlüğün demokrasiden “çıktığı” sanılır: Ama bunun “tersi” doğrudur; özgürlükten demokrasi çıkar. Demek ki özgürlüğün “küçük” bir bölümü “demokratik özgürlük”tür. Onun için bağırıyoruz: Köktendinciden, şeriatçı kimlikten “demokrat” olmaz; “demokrat olmayan” kimliklerle demokrasi kurulmaz, diye. Alevilerin kafasındaki inanç, “şeriatçı bir nitelik” kazanırsa bilelim ki “bizlerle” de “bu iş” olmaz.

“Kendini bilmek”, hiçbir dışsal koşulun sınırlandırmasını eyleminin “sınırı” olarak kabul etmeyen, kendine ve başkasına saygısı olan “kişi olmak” demektir. Gönül felsefesinin temelinde işte “bu kişi” vardır; bu sağlanamazsa demokrasi “temelsiz” kalır. Duyarlılığımızın “izinde” yöremizden dünyaya açılmak, kendi göreneklerimizle selamlaşmak, dünya toplumunun “hamuruna” katılmak istiyoruz. Böylesi bir görevin altından ancak “yetkin bilinç”le kalkılır: Yetkin bilinç “adanmış bilinç”tir. Adanmamış bilinç, kendini “sakınır” ve başkasını “harcamaya” yönelir.

--Alevi örgütlerinde Alevi öğretisine uygun bir demokrasi uygulanıyor mu?

Kimi örgüt yöneticilerimiz “adanmamış” bir bilincin-inancın taşıyıcısı olarak ortalıkta döneniyorlar; en yakın kavga arkadaşının “ayağına çelme takmaya” ya da kendisi için “gizil” tehlike oluşturan örgüt arkadaşını-aydınını “karalamaya” yelteniyor. Demokrasi inancı, “yetkin bilinç” diye tanımlanan “özgürlük bilinci”nin gerçekleştiği yerde başlar.Demokrasi bir “bakış”, bir “seziş”, bir “kavrayış”, ötesinde bir “örgütlenme” biçimidir. Yaklaşımın mantığı gereği “yaşama inandığımız yerde demokrasi, kendimize inandığımız yerde karşı demokrasi başlar”. Yaşama olan inancımız “eksik”, kendimize olan inancımız “abartılı” olduğu için, çağdaş anlamda “uygun örgüt biçimini” bulmamıza karşın bu örgütün yönetim organlarını çoğunluk “nitelikli” yönetici arkadaşlarla dolduramadık. Demokrasi yaratıyoruz diye diye karşı-demokrasi üretiyoruz. Yani yaşamdan sakınıp “her şeyin çözümünü kendinde gören” örgüt yöneticilerinin yönettiği örgütlü Alevi zeminde memur kafalı yöneticilerden çevreye saçılan olumsuzluklar yine aynı kafa yapısına sahip yöneticiler tarafından ortadan kaldırılacaktır.Yaşamından memnun olmayanlar ne kadar “azsa” demokrasi o ölçüde “kararlıdır”.

Demokrasinin ayırıcı niteliği, seçim sonucu oluşmuş “çoğunluk yönetimi” değil, çoğunluğun iradesine karşın “azınlık” durumunda bulunanların bireysel, siyasal ve toplumsal haklarının güvence altına alınmış olmasıdır. Bu durumu örgüte uygularsak yönetimi kaybedenlerin ya da yönetime seçilemeyenlerin haklarını “güvenceye almaktır” demokrasi.

xxx

Gazeteci Recai Aksu’nun Milliyet Gazetesi Avrupa Baskıları için hazırladığı ‘Alevi Dosyası’ yazı dizisinde yer alan araştırmacı yazar Esat Korkmaz ile yapılan röportajın geniş özetinden alıntıdır.

Değerli Dost


Çağımızda öz itibariyle iki tip demokrasiden bahsetmek mümkündür..

Sermaye demokrasisi ve emek demokrasisi ..


Siz hangi demokrasiden yanasınız.!
__________________
Doğru söyleyene dilde nemiz var

Kul HİMMET

kanlıbey isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
"Tunceli Belediyesi" yasal "Dersim Belediyesi" suç İsyanateşi Siyaset 1 11-02-09 19:00
Genelkurmay ve olmayan ‘JİTEM’-Birazda" Ergenekon " Ali karul Siyaset 54 24-12-08 13:30
Alevilik konusu geç kaldığımız bir konudur" mihrali Alevilik Güncel 2 25-11-08 00:03
Kur'an'da İsa'nın, Kendisinden Sonra "Ahmed" Adında Bir "Peygamber" Geleceğini Müjdel Ali karul İslamiyet 1 12-11-08 14:42
"Samiri "ve "Zü1" Adlarının yanlış şekilde kurana girmesi Ali karul İslamiyet 1 12-11-08 14:22


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:24.


Telif Hakları vB v3.8.2© 2000-2010, ve Jelsoft Ent. Ltd. aittir.
Tercüme Eden : Volkan
Tüm Hakları Alevivizyon.com'e aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve değiştirilemez.
Seo by Zoints/created by
www.alevivizyon.com
Dil Seçimi - Language Selection
العربية - български - català - česky - Dansk - Deutsch - Ελληνικά - English - Español - suomi - Français - hrvatski - Indonesia - Italiano - עברית - Lietuvių - latvie�u - Nederlands - norsk - हिन्दी - Polski - Português - Română - Русский - slovenčina - sloven�čina - српски - Svenska - Filipino - українська - Tiếng Việt

firma ekle yeni oyunlar TOPlist TurkeyRank.Com - TurkeyRank-Pagerank Servisi Arama Motoru Toplist Devrimci Siteler site ekle
toplist