![]() |
| Alevilik Genel Alevilik hakkında genel bilgiler |
|
| ||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tar: 14-12-08
Nereden: Arz-ı ala
Yaşınız: 45
Mesaj Sayısı : 237
Ettiğin Teşekkür: 329
Edilen Teşekkür: 922
|
Günümüzde Alevilik, genel olarak dedegan ve babagan şeklinde iki kola ayrılıyor. Dedegan kolunda talipler (Alevilik yoluna bağlı bireyler) bir dede ocağına bağlıdır. Dede ocakları da kendi aralarında rehber, pir ve mürşit ocakları şeklinde bir hiyerarşiye sahiptir. Bu kolda talipler kesiminde Alevilik doğuştan gelir, yani soydandır. Aynı şekilde bu taliplerin bağlı olduğu ocaklarına mensup dedeler de bu vasfı soydan alırlar. Yani dedelik babadan oğla geçer. Babagan kolunda ise soydan gelme kuralı aranmaz, ikrar verip yola girenler dervişlikle başlayıp, babalığa, dedebabalığa kadar yükselebilir. Bu kolu, Bektaşilik oluşturur. Dedegan kolundaki ocakların (bir bölümü hariç) en üst mürşidi Hacıbektaş’ta postta oturan Çelebidir. Bektaşilerin en üst mürşidi ise yine Hacıbektaş’ta oturan Dedebaba’dır. Bir de yine Aleviliği soydan gelmekle birlikte bir dede ocağı yerine doğrudan Hacıbektaş’taki çelebiye bağlı Alevi toplulukları vardır.
Bütün bunların dışında, üçüncü bir kol olmaya aday bir grup var ki fazla bilinmiyor. Bunlara “Dervişan-ı Şıhlık”, “Hak dostları” gibi adlar veriliyor. En çok bilinen adları ise “Purutlar, Purudîler”…Bu ekole mensup olanların genelde sıradan talipler değil, dede soylu olan ya da olmayan, belli bir tekamül seviyesine gelmiş, insan-ı kamil kabul edilen kişilerden oluşan marjinal bir grup oluşturduğunu anlıyoruz. Bu kolda, pirlik, mürşitlik için dede soylu olma kuralı olmadığı gibi, buna bir engel de bulunmuyor. Asıl kriter ise mürşitlik vasfına sahip olma, yani kendini yetiştirip, hakikat kapısına, “Enel Hak” çıtasına ulaşmış olma… Bu kolun, daha çok Maraş Elbistan’dan başlayıp, Sivas’ın güneyini içine alan ve Kayseri Sarız’a kadar uzanan bölgede geliştiği, yüksek düzeyde felsefi, edebi ve inançsal bir birikim oluşturup, varidat ortaya koyduğunu anlıyoruz. Ünlü Ozan Meluli Baba’nın da bu ekolden olduğu biliniyor. Ancak aranan yüksek vasıflar dolayısıyla sayıca az bir kitle olmaları nedeniyle Alevi toplumu içinde dahi marjinal kalan ve fazla tanınmayan bu grup hakkındaki bilgilerimiz son derece sınırlı. Aşağıda İsmail Onarlı’nın bu konuya ilişkin bir yazısı yer alıyor. Ancak orada da çok genel bilgiler bulunuyor ve Onarlı kendi bakışı ve meşrebince konuyu ele almış. O, Purudilik olgusunu "Heteri İslam"la bağdaştırıyor. Ancak acaba gerçekten öyle mi? İslam'la ilgisi olmayan birçok benzer ekolü, başına bir sıfat eklenerek İslamileştirmek bence doğru değil. Bir şey ya İslamdır ya değildir. "İslam olma", "İslamileştirme" çaba ve refleksleri zaten genel olarak Alevilik olgusunu anlamayı zorlaştırıyor. Bir Alevilik çizgisi olarak Purudilik elbette bazı İslami kavram, motif ve figürleri de kullanıyor. Ama, Purudilerin inanç, teoloji, felsefe ve yaşayış biçimlerinde sanki Anadolu'nun kadim Manici, Kathar vb. kadim ezoterik topluluklarının izleri görülüyor gibi geliyor bana. Bu olguyu site takipçilerine bir araştırma konusu olarak sunuyor, bilgisi olanların bizimle paylaşmasını diliyorum. Özellikle yukarıda tanımladığım bölgeden arkadaşların konuya daha aşina olduklarını ve araştırma durumunda gerekli kaynaklara daha kolay ulaşacağını düşünüyorum. (N.B.) ALEVİLİĞİN GİZLİ BİR TARİKATI PURÎDÎLİK İSMAİL ONARLI Purîdîlik; Alevi tasavvufu içinde; Bektaşilik gibi gizli bir tarikattır. Purud-purut-pur kelimesi köken olara Hititçe’dir. Purud kelimesi Hititçe’de tapınakların yapıldığı killi (tuğla, tandır veya fırın yapılan) toprağa verilen addır. Alevilikte ise, Purud, turap olma, yüzü toprakta yerde olma, sevgi dolu olma, pozitif enerji sahibi, gönüllerin sultanı müdrik ve akıllı adam yolu, insanlık yolunda olma anlamındadır. Hititçe’den Kürtçe’ye aynen geçen kelime düşkün, toplumdan dışlanmış anlamında kullanılmıştır. Melamilik gibi kınanmış, aşağılanmış anlamındadır. Kabul edip etmeyelim ya da beğenip beğenmeyelim: Bazı araştırmacı yazarların dediği gibi, Alevilik sadece “Heterodoks İslam” değildir, “Heteri İslam”ı da içermektedir. Purîdîlik aile kurumunu inkar eder, yerine tüm Purudi Tarikatı üyelerini ya da belli dar bir grup seksiyonunu üyelerini kapsayan bir yapıyı yerine ikame eder. Purîdîler “Kırklar Cemi”nde olduğu gibi kadın erkek eşitliğini ve birlikteliğini temel alırlar. Dede-Talip ilişkisi purudilerde yoktur. Tek düzlemde herkes eşit ve kardeştir. Nefis yoktur, bireyselliğinin yerine biz vardır. Purudiler belirli bir yaş (en az 40) sınırının üstünde “İnsan-ı Kamil”lerden oluşmaktadır. Hz. Muhammed’e 40 yaşında peygamberlik verildiğinden ve sıra ile Kur’an ayetleri nüzul ettiği için, puridi yaşı da en az 40 olarak belirlenmiştir. “Kırklar Cemi”ne 17 kadın 23 erkek katıldığı için puridi ayinine de eşleri ile birlikte üyeler iştirak etmektedirler. 20 Milyonu aşkın ülkemizde Alevi kitlesi içinde Purîdîler sayısal olarak çok az bir kitledir. Bizim görüştüğümüz kişiler; Sinemil Aşireti ve Baba Mansur gibi Ocaklarının talip, sofu, rehber, şeyh ve dedelerinden bazıları ile Sıraç-Anşabacılılar’dan bazıları bu gizli tarikattandır. “Tenasûh”, “hulul”, “don değiştirme”, “Enel-hak”, “Vahdet-i Mevcud” gibi anlayışlardan, hatta “panteizm”den daha da ileri giderek, kendilerini“ görmediğim Tanrıya tapmam”diyen ve insan varlığını temel alan “Heteri İslam” olan purîdîler; “ulûhiyyet” iddiasıyla, bugünkü (19. yüz yıldan itibaren) dünyadaki insanların Hakikat Kapı’sında olduklarını söyleyerek, kendi bedenleri ve özleri ile Tanrıyı özdeşleştiren bu topluluğun tahminen 1000-1500 kişi tarikat üyesi vardır. Ünlü ozan Meluli Baba bir Puridi dervişiydi. Sonuç olarak; Heteri bakış açısı, anlayışı ve uygulaması; Sünni tarikatlarda da vardır. Purîdîler Alevi cemaati içinde oran olarak çok az, cüzi sayıdadırlar. Böylesi bir zümrenin olması da doğaldır.
__________________
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır... Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu..." Konu Naki tarafından (29-01-10 Saat 16:06 ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
| Naki Üyemize teşekkür eden: 4 Can | Bakır asuman (02-02-10), Karan Ap A.V.Yazarı (06-02-10), Kral Çıplak A.V.Yazarı (29-01-10), MuNZuR (29-01-10) |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Alevilikte Takiye | Karan Ap | Karan | 0 | 01-09-09 20:46 |
| Alevilikte Takiyye | Karan Ap | Takkiye | 0 | 30-07-09 01:00 |
| Üçüncü Köprü İstanbul Nüfusunu 25 Milyona Yükseltir! | Bûşasb | Çevre / Doğa | 0 | 12-07-09 16:30 |
| Alevilikte Hulul | Karan Ap | Karan | 0 | 26-04-09 00:39 |
| Alevilikte Devriye | Karan Ap | Karan | 0 | 26-04-09 00:12 |
| Dil Seçimi - Language Selection |
|
|