Alevivizyon.com ,Kadim Alevi Platformu
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Alevi Tarihi Alevilerin Tarisel Surecleri, Katliamlar ve Olaylar

Go Back   Alevivizyon.com ,Kadim Alevi Platformu > Alevilik Genel Bilgiler > Alevi Tarihi
Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-11-08, 01:19   #1 (permalink)
alikarul@mynet.com
 
Ali karul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-11-08
Nereden: Rusya
Yaşınız: 41
Mesaj Sayısı : 2.251
Ettiğin Teşekkür: 6.647
Edilen Teşekkür: 3.403
Logo2 Seyh bedrettin

ŞEYH BEDRETTİN


On dördüncü yüzyılda Mısır, Anadolu ve Balkanlardan Hakikat sırrının peşinde ömür harcayan muritlerin ,dervişlerin mutlaka ziyaret etmek istedikleri bir yerdi.Ünlü İskenderiye kütüphanesinin yakılmasının üzerinden tam bin yıl geçmişti.Ancak Mısır Turna Kuşu’nun vatanıydı ve o çağda Aleviler için bir özlem yeriydi.Ve hala kutsallığını koruyordu.

On dördüncü yüzyılda Kaygusuz Abdal’dan evvel Mısır’ı ziyaret eden Alevi dervişler arasında en önde geleni ve en bilineni Ünlü Alevi Mürşidi Simavna Kadısı oğlu Şeyh Bedrettin’dir.Şeyh Bedrettin 1382-3 yılında, genç yaşlarında gittiği Mısır’da uzun yıllar kaldı.Burada gizlice varlığını sürdürmekte olan batini bir dergahta uzun yıllar eğitim gördü.Büyük sırlara erişti..Bir büyük mürşit ve bir eylem adamı olarak yurduna döndü.

Varlığın bir olduğuna,yaratan ve yaratılanlar olarak ikiye bölünemeyeceğine,yaratanının tüm yaratılmışlarda ve -en görünür haliyle- insanda var olduğuna inanıyor.Öbür dünyayı reddediyor,cennet ve cehennemin bu yeryüzünde olduğunu savunuyor,ölümden sonra başka bedenlere yapılan ‘bin bir donda baş gösterme’ adı ile ifade edilen sonsuz gezintilerin yine bu yeryüzünde gerçekleşeceğini düşünüyordu. Yaşadığı çağın en büyük devrimcisiydi.İlerici ve mutlak eşitlikçiydi. .Müritlerine renk,dil,din ayırımı gözetmeksizin tüm insanlara aynı nazarla bakmalarını öğütlüyordu.

Şeyh Bedrettin 1403 yılında Mısır’dan Anadolu’ya döndüğünde,Ankara savaşında (1402) Yıldırım Beyazıt’ı (1360-1403) yenerek Anadolu’yu ordularına yağmalatan Aksak Timur ordularını Anadolu’dan geriye çekmişti.Çubuk ovasında Timur’a esir düşen Beyazıt yedi ay sonra tutsaklığa dayanamayıp intihar etmişti.Osmanlı devleti ‘fetret devri’ni yaşıyordu.
Ön Asya ve Balkanlarda büyük bir kargaşa ve belirsizlik hakimdi.Beyazıt’ın oğulları taht kavgasına tutuşmuşlardı.Ortada büyük bir iktidar boşluğu vardı.Her tarafta kol gezen çapulcu birlikleri baskınlarla soygunlarla halkı canından bezdirmişlerdi.Köylü Osmanlı’nın vergicilerinden kaçırdığı zahiresini buğdayını çetelere kaptırıyor,çetelerden sakladığı koyununa ,keçisine Osmanlı’nın memurları el koyuyorlardı.Anadolu ve Balkanlarda yoksulluk ve sosyal adaletsizlik doruklardaydı.


‘’Köylünün göz nuru zeamet
alın teri timar idi.
Kırık testiler susuz
su başlarında bıyık buran sipahiler var idi.
Yolcu,yollarda topraksız insanın
ve insansız toprağın feryadını duyar idi’’

Nazım Hikmet



Şeyh Bedrettin devrinin en önemli bilgini ve en saygı duyulan simasıydı .Yıldırım Beyazıt’ın oğullarından Musa Çelebi Şeyh Bedrettin’e çok ihtimam etti.Şeyh Bedrettin Musa Çelebinin iktidar yıllarında Edirne sarayında kazaskerlik görevinde bulundu.(Kazaskerlik Osmanlı’da devletin sosyal ve dini tüm hukuk uygulamalarından sorumlu ve bu alanlardaki tüm tayinleri ve denetimleri yapan mahkemelerden yukarıya taşınan uyuşmazlıkların da karara bağlandığı en üst idari görev birimidir.) Şeyh Bedrettin kardeşlerden Mehmet Çelebi’nin Ankara savaşından sonra sığındığı Amasya Alevi ocağının (bu ocak eski çağdaki Komana dergah devletinin ve Danişmendli devletinin ardılıdır)) da desteğini alarak, Bursa’da kendisini Padişah ilan etmesi ve ardından Balkanlara geçip Musa Çelebi ile tutuştuğu savaşta onu yenmesiyle Çelebi Mehmet tarafından ,Edirne sarayından İznik’te sürgüne gönderildi.Şeyh Bedrettin’in İznik’teki zorunlu iskan yılları uzun sürmedi ,büyük hayalini gerçekleştirmek amacıyla bir yolunu bularak Rumeli’ne geçti.

Ben gayrı zuhur ve huruç edeceğim
Toprak adamları toprağı fethe gideceğiz.
Ve kuvveti ilmi,sırrı tevhidi gerçekleştirip
Biz milletlerin ve mezheplerin kanunlarını iptal edeceğiz.

Şeyh Bedrettin İznik’ten ayrılıp Rumeli’ne ayak bastığı sırada Şeyhin sadık müritleri Börklüce Mustafa Aydın-Karaburun’da,Torlak Kemal de Manisa’da’’Musa-İsa- Muhammet şeriatı’’nın dayattığı kulluk ve kölelik düzenine karşı sosyal bir hareket başlattılar.Her iki hareket de Osmanlı güçleri tarafından ardı ardına kanlı bir sonla bastırıldılar(1419)

Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
Yarin yanağından gayri her şeyde
her yerde
hep beraber
diyebilmek
için.
On binler verdi,sekiz binini.
Yenildiler

Yenilenler top yekün kılıçtan geçirildiler.Halk arasında Dede Sultan olarak bilinen Börklüce Mustafa ağır işkencelere maruz kaldıysa da kendi doğrusundan geri dönmedi.’’Börklüce’ye uygulanan en müthiş işkenceler bile onu fikri sabitinden çeviremedi.Mustafa bir deve üzerinde çarmıha gerildi.Kolları yek diğerinden ayrı olarak bir tahta üzerine çivilendikten sonra,büyük bir alay ile şehirde gezdirildi.’’ Börklüce’ye bağlı olanların boyunları onun gözü önünde vuruldu.Börklüce’nin müritleri başarını cellada teslim ederlerken yüksek sesle aynı cümleyi tekrarladılar.

-Dede Sultan yetiş.

Torlak Kemal ve yandaşları da Manisa yakınlarında katledildiler .Ege bölgesinde bir birine bağlı olarak çıkan Alevi başkaldırılarının ağır şiddet kullanılarak bertaraf edilmesinden sonra Şeyh Bedrettin de Deliorman taraflarında tutuklandı.

Kuruluşundan o güne kadar Osmanlı devleti varlığını Alevi zümrelerinden gördüğü himayeye borçluydu.Osmanlı Alevilerin geniş desteği ve rehberliği ile küçük bir beylik iken kısa sürede genişleyerek büyük bir devlete dönüşmüştü.Çelebi Mehmet Alevi zümrelerini karşısına almaktan çekindi,Politik bir manevra ile Şeyh Bedrettin’in katlini hazırlayan fetvayı Amasya’da bulunan Danişmend ocağına bağlı Mevlane Haydar adında bir Alevi soylusuna onaylattı.

‘’bir ulu Danişmend kişi
kınalı sakalını ilhamı ilahiye eğip
‘Malı haramdır amma bunun
kanı helaldir’ deyip
halletti işi’’

Her ağacın kurdu kendi özünden olur.Şeyh Bedrettin 1420 yılında bir ihanet fetvası ile Serez çarşısında asılarak idam edildi.


Kaygusuz Abdal ve Şeyh Bedrettin aynı çağda yaşadılar.Kesin olmamakla beraber Kaygusuz abdal 1340’lı yıllarda dünyaya geldi. Şeyh Bedrettin’in doğum tarihi ise 1360’lı yıllar olarak tahmin ediliyor.Şeyh Bedrettin 1382 yılında Kahire’ye ayak bastığında yirmili yaşlarındaydı.Burada eğitim gördükten ve yirmi yıl kadar kaldıktan sonra 1403 yılında yurda döndü.Bir müddet Konya ,Aydın ve İzmir dolaylarında bulunduktan sonra 1406 yılında Rumeli’ne geçti.Kaygusuz Abdal Şeyh Bedrettin’in yurda döndüğü yıl Mısır’a doğru yola çıktı. 1403-1404 yılında Kahire Kasr-ül ayni’de ilk dergahını kurdu.

Onlar, aynı zaman diliminde, aynı coğrafyalarda, aynı yürek çarpıntısı içinde, aynı tutkunun girdabında fırtınalı yaşamlar sürdüler .Ardı ardına yaptıkları Mısır yolculuklarından önce birbirlerinden haberdar olup olmadıkları bilinmiyor. Şeyh Bedrettin ve Kaygusuz Abdal’ın yolları Seyh Bedrettin’in Mısır’a gittiği 1382 yılından sonra da kesişmedi, hiç karşılaşmadılar.Aydın-Karaburun’da,ve Manisa’da, Dede Sultan hunharca katledilirken,Torlak Kemal asılırken.Bedrettin’e gönül vermiş binlerce yiğidin başı vurulurken.ve Şeyh Bedrettin’in çıplak cansız çıplak vücudu Serez’in çarşısında yağmur altında sallanırken,Kaygusuz Abdal hayattaydı.Çok uzaklarda,Mısır’daydı.

Kaygusuz Abdal ,’’o zulüm vaktini’’ bildi mi, duydu mu, gördü mü?O katlanılmaz acıyı yaşadı mı? Aydın Ortaklar’da yaşanan büyük kıyım üzerine,-Kaygusuz Abdal’ın ünlü bir nefesinin sözlerini yeniden düzenleyerek- yaktığı ağıtta Alevi ozan aşık Veli Kaygusuz Abdal’a şu dizelerle bu soruyu sual etti;


Katardan ayrılan turna sürüler
Her andıkça ümüklerim sızılar
İrili ufaklı emlik kuzular
Koçlar gider bizim Dede Sultan’a

Baba Musa’mızdan almış ahtını
Gördün mü Kaygusuz zulmün vaktini?
Padişahlar tacı ile tahtını
Yoklar gider bizim Dede Sultan’a

Velim aydur dört dergahtan evveli
Şeyh oğlu Bedrettin ,Bektaşi Veli
Ortaklar adına didemin seli
Çağlar gider bizim Dede Sultan’a

Aşık Veli

Aleviler ister kötü bir rüzgarın sürüklediği bir mahzun sürgünlerinde, isterse kendi yüreklerinin taşıdığı rıza ile gittikleri uzak diyarlarda bulunsunlar ,gönüllerini hep kendi yurtlarında bıraktılar.Gözleri hep yollarda oldu.Kaygusuz Abdal Mısır’da bulunduğu ,‘zulüm vakti’nde suyun öte yanından gelen feryatları elbet duydu.Duydu ve şunları söyledi,Akdeniz’in öte ucundan;

‘Bu defa gözü-gönlü kötülük ve kinle dolar,çaresiz kalır.Kalır çünkü ona göre bu halkın davranışları ve sözleri küfürdür.Az iken bunları kırmak gerek diye çalışırlar.Ama onların daha da kötüleri öyle sanır ki;Hakk erleri kırmakla tükenir.Oysa bizim yardımcımız Hakk’tır (Gerçektir),mahluk bize ne edebilir.’

Şeyh Bedrettin gençlik yıllarında Mısır’dan Turna Kuşu’nun Ülkesinden toplayıp getirdiği ateşi Ege Denizi kıyılarına ve Balkanlara taşıdı. Kaygusuz Abdal Antalya’da Abdal Musa dergahında bulduğu ilmi irfanı Mısır’da yaymak için yola çıktı. Muradı Hermes’in gizem okulunu yeniden kurmaktı .

Şeyh Bedrettin ile Kaygusuz Abdal’ın öyküleri Anadolu platosunda her zaman var olmuş Turna Kuşu’na duyulan sevdayı,hasreti ve vuslatı anlatır, iki naçiz örnektir.Dördüncü yüzyıldan on dördüncü yüzyıla değin,ve on dördüncü yüzyıl sonrasında, Mısır ile Anadolu arasında yaşanmış ve kaybolmuş,bir daha hatırlanmayacak ve bilinemeyecek kim bilir daha ne çok ‘ışk’ öyküsü vardır.

Erdogan Çınar Aleviligin kökleri
Ali karul isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ali karul Üyemize teşekkür eden: 4 Can
Bûşasb  (10-11-08), Kamo (06-02-09), Kul Seyyid (23-12-08), MuNZuR  (01-01-09)
Alt 19-03-09, 03:47   #2 (permalink)
Bölüm Denetmeni
 
çağıl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 31-01-09
Nereden: İstanbul
Yaşınız: 26
Mesaj Sayısı : 205
Ettiğin Teşekkür: 158
Edilen Teşekkür: 467
Standart Cevap: Seyh bedrettin

Ne yazıkki literatür Şeyh Bedrettin ve isyanını tek cümle ile geçer...
__________________
Geç gelen adalet adaletsizliktir...
WALTER SAVAGO LANDOR
çağıl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
çağıl Üyemize teşekkür eden: 2 Can
Ali karul  (19-03-09), Bûşasb  (19-03-09)
Alt 19-03-09, 12:35   #3 (permalink)
Genel Sorumlu
 
Bûşasb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 07-11-08
Nereden: Ege Bölgesi
Mesaj Sayısı : 6.594
Ettiğin Teşekkür: 6.168
Edilen Teşekkür: 7.770
Standart Cevap: Seyh bedrettin

Şeyh Bedrettin'in zındık olarak suçlanmasının nedeni, Varidat adlı yapıtındaki şu görüşleridir.

* Her ne ararsan ki mutlaka insanda vardır. Ancak örtülüdür. Örtünün kaldırılmasından sonra, doğruluk yolcuları için yol açılır.

* Bizim varlığımız sonuç şudur ki, halk tarafından peygamber ve erenlere bol keseden yakıştırılan özellikler ne eski yüzyıllarda olmuş; ne de ilerideki yüzyıllarda olacaktır.

* Henüz şeytandan kimi izlerin kalması da, kuruntu ve düşlerin kimi kişilerde bugün bile yaşamakta olduğunun kanıtlarıdır.

*İnsana öğretilen ve onlarda olması gereken işitici, görücü, bilici vb özellikler, Tanrı'nın kendi adlarıdır. Bu, o demektir ki Tanrı, bilim, güç, işitme, görme, isteme, dileme vb. niteliklere tümü ile sahip olmaları için melekleri değil, insanları yaratmıştır.

* Nebilere, velilere, mürşitlere bel bağlanmaması gerekir.

* Bizim bildiğimiz kıyamet, bencilliğin doğması ve sıfat saltanatının kalkmasıdır. Eğer sen dilersen, ölen birisi için kıyameti koptu diyebilirsin.

* Halkın sandığı gibi haşr, yani gövdelerin dirilip yeniden mahşere gelmesi olanaksızdır.

* Bütün namazlar ve niyazlar, ahlakın düzeltilmesi ve iç yüzün arınması için bir araçtır. Gerçek tapınmanın hiçbir dönemde kuralı ve koşulu yoktur. Hangi biçimde yapılırsa yapılsın, Tanrının dileğine uygun olur.
__________________
Katra idim ummanlara karıştım
Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir
Devre edip alemleri dolaştım
Bir sanata kaç sarıldım kim bilir

Bulut olup ağdığımı bilirim
Boran ile yağdıgımı bilirim
Alt'anadan doğduğumu bilirim
Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir

Kaç kez gani oldum kaç kere fakir
Kaç kez altın oldum kaç kere bakır
Bilmem ki kaç katip ismimi okur
Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir

Bazı nebat oldum toprakta sürdüm
Bilmem kaç atanın sulbünde durdum
Kaç defa Cennet-i alaya girdim
Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir

Kaç kez alet oldum elde bakıldım
Semadan kaç kere indim çekildim
Balçık olup kerpiç kerpiç döküldüm
Kaç bozuldum kaç kuruldum kim bilir

Dünyayı dolaştım hep kara batak
Görmedim bir karar bilmedim durak
Üstümü kaç örttü bu kara toprak
Kaç serildim kaç dirildim kim bilir

Güfrani'yim tarikatım boş değil
İyi bil ki kara bağrım taş degil
Felek ile hiç hatırım hoş değil
Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir
Bûşasb isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bûşasb Üyemize teşekkür eden canlar
Ali karul  (19-03-09)
Alt 19-03-09, 13:50   #4 (permalink)
alikarul@mynet.com
 
Ali karul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-11-08
Nereden: Rusya
Yaşınız: 41
Mesaj Sayısı : 2.251
Ettiğin Teşekkür: 6.647
Edilen Teşekkür: 3.403
Standart Cevap: Seyh bedrettin

Şeyh Bedrettin ile ilgili eleştir tamamen gerçek dışı,ulu mürşiti bir tür islamlaştırma girişimi.

1802 doğumlu Fransız arkeoloğu Charles Texier'in daha herşeyin üzeri bu kadar örtülmeden ondokuzuncu yüzyıl başlarında kaleme aldığı'Küçük Asya 'adlı ünlü eserinde Şeyh Bedrettin'den şu sözlerle bahsediyor.

''Devlete karşı olan bütün bu isyanların en tehlikelisi 1419 yılında Bedrettin adında yalnız devletin mülküne değil,İslamiyetin özüne de saldıran bir bağnazın ayaklanmasıydı.......Bedrettin'in mezhebi üç kelime üzerine kuruluydu.Bunlar fakirlik,eşitlik ve malların kullanılmasına katılmadır.'' Küçük Asya 3.cilt sayfa 75

O kadar İslami eğitim alan,ilahiyat dersi alan bir zat İslamiyetin özüne neden düşman olsun.Bunlar temelsiz söylemler,Şeyh Bedrettin'i müslüman gösreme çabalarından başka birşey degil.


Şeth Bedrettin Simavna kadısının oğlu idi ancak Sımavna doğumlu değildi.Simavna babasının görevi dolaysı ile bulundukları yerdi.Şeyh Bedrettin Tire doğumludur.
Şeyh Bedrettin'in Kadı oğlu olması onun müslüman olduğun delili sayılmaz çünkü Osmanlının kuruluş yıllarında Aleviler Osmanlı yönetiminde ağırlıktaydılar .Şeyh Bedrettin'in kendisi de Musa Çelebi'nin kazaskeri idi.

İlk padişahlar zamanında Osmanlı devleti henüz sünnileşmemişti.Şeyh Bedrettin olayı ile birlikte Alevileri karşısına alan Osmanlı devleti sünnileşp şeriata kaydı.Fatih döneminde saflar keskinleşti.

Yavuz ile birlikte Osmanlının Alevilere karşı duyduğu öfke doruğa çıktı.

Bu arada Yavuz'un Bektaşi olduğunu ve bu öfkeyi ,yine Bektaşi olan Yeniçeriler vasıtası ile Alevilerin üzerine yönelttigini unutmamak gerekir.Kısaca 40 000 Aleviyi katleden Padişahta Bektaşi Katliamı yapan Ordunun büyük bölümüde Bektaşi.

H.Bektaşi Veli'nin kendisinin Bektaşi olmadığı ,saygın bir Alevi mürşidi olduğunu ve Bektaşilik ile ilgisinin olmadığını biliyoruz.Bektaşilik 1499 da ,Balım sultanı eli ile kurumsallaştırılmış bir osmanlı tarikatıdır.
Saygılar.
__________________
Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
hiçkimseye ayan olmaz.

Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın .
Ali karul isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ali karul Üyemize teşekkür eden canlar
Bûşasb  (19-03-09)
Alt 30-11-09, 12:57   #5 (permalink)
 
Üyelik Tar: 17-11-09
Nereden: istanbul
Yaşınız: 52
Mesaj Sayısı : 20
Ettiğin Teşekkür: 0
Edilen Teşekkür: 37
Standart Cevap: Seyh bedrettin

H.Bektaşi Veli'nin kendisinin Bektaşi olmadığı ,saygın bir Alevi mürşidi olduğunu ve Bektaşilik ile ilgisinin olmadığını biliyoruz.Bektaşilik 1499 da ,Balım sultanı eli ile kurumsallaştırılmış bir osmanlı tarikatıdır.



çok şaşirdim hacı bektaşıyı bu güne kadar bektaşı olarak biliyordum.bu yazıdada saygın bir alevi murşidi tezi çıktı.oysaki bu güne kadar bektaşı ,ahmet yasevi yakın ,mevlaniye yakın oldugunu halende ezberimizde var. bu bektaşi biraz daha doyurucu olarak acıklansaydı daha iyi olurdu
eline sağlık can
toprak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
alevi, alevilik, erdoğan çınar, kızılbaş, varidat, zındık, şeyh bedreddin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Mahmud Bûşasb Felsefe 0 19-04-09 18:48
Bedrettin isyani ve Alevilik'teki yeri Naki Bedrettiniler 1 19-12-08 17:58


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:54.


Telif Hakları vB v3.8.2© 2000-2010, ve Jelsoft Ent. Ltd. aittir.
Tercüme Eden : Volkan
Tüm Hakları Alevivizyon.com'e aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve değiştirilemez.
Seo by Zoints/created by
www.alevivizyon.com
Dil Seçimi - Language Selection
العربية - български - català - česky - Dansk - Deutsch - Ελληνικά - English - Español - suomi - Français - hrvatski - Indonesia - Italiano - עברית - Lietuvių - latvie�u - Nederlands - norsk - हिन्दी - Polski - Português - Română - Русский - slovenčina - sloven�čina - српски - Svenska - Filipino - українська - Tiếng Việt

firma ekle TOPlist Arama Motoru Toplist site ekle pagerank toplist OnLinks.com Devrimci Siteler
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345