Alevivizyon.com ,Kadim Alevi Platformu
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Alevi Tarihi Alevilerin Tarisel Surecleri, Katliamlar ve Olaylar

Go Back   Alevivizyon.com ,Kadim Alevi Platformu > Alevilik Genel > Alevi Tarihi
Facebook

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-11-08, 23:12   #1 (permalink)
alikarul@mynet.com
 
Ali karul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-11-08
Yaşınız: 41
Mesaj Sayısı : 2.481
Ettiğin Teşekkür: 7.413
Edilen Teşekkür: 4.185
Logo2 Ulu mürşit'ler

Yedi Mürşit

Hıristiyanlık Anadolu’da eli silahlı bir din olarak ortaya çıktı.İktidarını bağnazlık ,eşitsizlik,sınıf ve cins ayırımı üzerinde inşa etti.Hıristiyanlığın kılıçlı,kalkanlı ve zırhlı askerleri tarifsiz derecede vahşi,acımasız ve hoşgörüden yoksundular Anadolu’yu köşe-bucak tarayarak,hiçbir dayanma gücünün katlanamayacağı ağır mezalimlerle koca ülkeyi baştan başa sonu gelmeyen büyük acılara boğdular.

Zalim zulmünü öyle arttırdı ki,Aleviler için sürekli köşe bucak kaçmaktan ve gizlenmekten başka çare kalmadı..Anadolu’da yedinci yüzyıldan başlayıp dokuzuncu yüzyıl ortalarına kadar uzanan zaman diliminde ortaya çıkan mürşitler yedi ulu mürşit döneminde Alevi Ocak merkezi sürekli yer değiştirmek zorunda kaldı.Alevi ocak merkezi taşındığı her yerde dışarıya karşı Hıristiyan kilisesinin bir parçası olduğu izlenimini verdi.Sırrı ortaya çıkınca da başka yerlere göçerek izini kaybettirdi.Var olmak ile kaybolup gitmenin bir birine çok yakınlaştığı sıkıntılı yüzyıllarda Alevi ocak sistemi ve Alevi inanışı varlığını ancak böyle koruyabildi.

Yedi Alevi mürşidi bu sancılı zamanlarda sırasıyla Alevi ocağının başında bulundular.

Silvanus

Tunceli,Erzincan ve Sivas illerinin Kuzey Doğusunu içine alan geniş bölge eski çağda Mananalis olarak adlandırılıyordu. Silvanus yedinci yüzyılın başlarında (yaklaşık bir tahminle MS. 610 yılında) Ortodoks kilisesi tarafından nifak ve sapkınlığın asıl yuvası olarak tanımlanan bu bölgede Tunceli- Pülümür’ün kuzeyinde küçük bir köyde dünyaya geldi.Silvanus,her yıl artarak tekrarlanan Bizans saldırılarında büyük kayıplar veren,kanlı eylemlerin değişmez hedefi haline gelen Pülümür’deki köyünden 653 yılında ayrıldı.Bu bölgeden daha Batıya doğru giderek Sivas’ın kuzeyinde Yıldız dağının yamaçlarına yerleşti 653 yılından başlayarak Yıldız Dağı ve bu heybetli dağın alçağında uzanan Bedohtun ovası Aleviliğin merkezi oldu.

Pir Silvanus etrafına topladığı bölge halkına, Roma devletinin Anadolu’da işgalci olduğunu kendilerinin Roma’lı olmadıklarını -Mananalis’li anlamına gelen- Mananalakian’lar olduklarını söylüyordu.Kurduğu dergah halk arasında ‘Mananalakian ocağı’ olarak ünlendi.Manalikan ocağının talipleri ,müritleri ocaklarını Ortodoks kilisesinden ve Bizans’lı yöneticilerden gizliyorlar , sorulduğunda da ;’’Bizler Makedonian’ız (Makedonya’lı) ‘’diyerek soruyu bir ses benzerliğinin arkasına saklanarak savuşturuyorlardı.Bu sebeple Pir Silvanus’un Yıldız dağında kurduğu ocak Bizans kayıtlarına ve Ortodoks metinlerine’’Makedonya ocağı’ olarak geçti.

Yol’un yeniden biçimlendirilmesi ve erkanın zulüm vaktinin koşullarına göre yeniden inşası Sivas merkezli bu dergahtan yürütüldü. Silvanus Bedehton ovasının ucunda Yıldız Dağı’nın yamaçlarında kurduğu dergahında Anadolu’nun kadim inancını,yazılı olmaktan çıkarıp, sözlü olarak yaymaya başladı.Bulunduranın katli için yeterli kanıt sayılan kutsal el yazmaları ortadan kaldırıldı.’’İlahi kelam’’yada başka bir deyişle ‘Hakk’ın nidası’ bağlama eşliğinde çalınıp söylenen kafiyeli,duraklı sözler ve hoş ezgilerle halkın arasında kulaktan kulağa dolaşmaya başladı.Daha sonraki bin yıllarda kurumlaşacak olan bu sözlü geleneği başlatan Silvanus ,Alevi erkanı içinde ozanlık geleneğinin en büyük ustası ve tüm ozanların piri sayıldı.

Kadim erkan hafızalara kazınarak koruma altına alındı .Yazı ,imha edilebildiği gibi tahrif de edilebiliyordu.Sözlü aktarım geleneğin korunmasında ve sonraki kuşaklara aktarılmasında son derece etkili oldu.Kadim erkan toplumsal belleğe kazınarak emniyet altına alınmıştı.Üstelik
inancın takipçileri de soruşturulmalarının ve katledilmelerine sebep teşkil eden yazmaları yanlarında bulundurarak güvenliklerini tehlikeye atmıyorlardı.Zorda kaldıklarında kutsal yazmaları inkar dahi ediyorlardı.Pek çok olayın tanığı olmuşBizanslı üst düzeyde bir görevli Silvanus’un sözlü geleneği kurumlaştırmasını ve Alevilerin zorda kaldıklarında sığındıkları inkarı şu cümlelerle naklediyor.

‘’O (Silvanus) sapkın inançlarını yazıyla değil sözle aktardı,böylece sözlerinin ve yazılarının hiç değişmeden kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağladı’’

‘’Tanrıya edilmiş küfürlerini gönülsüzce reddettiler ve prensiplerini nesilden nesile gelenekler aracılığı ile aktardılar.’’

Pir Silvanus Yıldız dağında yirmi yedi boyunca Mananakian ocağının başında bulundu ve erkanın dağılmasının önüne geçti.680 yılına gelindiğinde İmparator IV. Konstantin (668-685) geniş yetkilerle donattığı Symeon adındaki bir İmparatorluk görevlisini Sıvas’a gönderdi.

Symeon,Sivas’ta Piri tutukladı.Onu takipçilerinin gözünden düşürmek için ,müritlerinin önünde inancından vazgeçtiğini açıklamasını istedi .Karşılığında canını bağışlayacağı sözünü verdi.O bu teklifi reddetti çok.Pir Silvanus Yıldız dağının eteklerinde önce Symeon’un emri ile ,kendisine ‘’yol oğlu’’ olarak aldığı,en sevdiği müridi tarafından başlatılan taş yağmurunun altında kaldı .Sonra da asılarak idam edildi.

‘’Sivas’ta herkesi toparladı ve Şebinkarahisar kalesinin güneyine götürdü ve onlara önlerinde bağlanmış halde bulunan biçareyi taşlamalarını emretti.herkes eline bir taş aldı ama kendilerine Hakk’tan yollandığını düşündükleri pirlerine atmamak için,ellerindeki taşı arkalarına fırlattılar.’’

‘’Şimdi evlatlığına verdiği eğitimin ve öğrettiklerinin ödülünü alıyordu.İmparatorluk görevlisinin verdiği emir üzerine Justus eline bir taş aldı ve ikinci bir Goliath gibi taşı ona fırlatıp onu öldürdü’’

En sevdiği müridinin attığı taş ile Hakk’a yürüyen Mananalis’li Pir Silvanus ,Alevi’lerin ünlü mürşidi ve Alevi sözlü geleneğinin kurucusu ve büyük ustası Pir Sultan Abdal’dır Onun onurlu ve mahzun hikayesi, bir unutulmaz efsane oldu ,bin üç yüzyıldır Anadolu’nun her köşesinde anlatılır.
Ali karul isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ali karul Üyemize teşekkür eden: 3 Can
Bûşasb  (12-12-08), Kul Seyyid (11-12-08), kızılcan  (11-12-08)
Alt 09-11-08, 23:13   #2 (permalink)
alikarul@mynet.com
 
Ali karul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-11-08
Yaşınız: 41
Mesaj Sayısı : 2.481
Ettiğin Teşekkür: 7.413
Edilen Teşekkür: 4.185
Standart

Titus

Mananakian ocağında,Pir Silvanus’un içinde ihanet de bulunan acıklı öyküsünün ardından pişmanlıkla bezeli bir başka hüzün hikayesi yaşandı.Bizans İmparatorluk görevlisi Symeon Pir Silvanus’u katlettikten sonra İstanbul’a döndü.Ancak içi rahat değildi,üç yıl boyunca sınırsız bir pişmanlık içinde kıvrandı durdu.Sonra kalktı Sivas’a,Yıldız dağına döndü.

‘’Üç yıl boyunca İstanbul’da kaldı.Şeytan tarafından bütünüyle ele geçirilmiş olarak yalnız bir yaşam sürdü.Ardından her şeyi terk edip gizlice kaçtı .Sivas’a geri döndü.’’

Symeon Sivas’a döndükten sonra Titus adını aldı ve Mananakian ocağının başına geçti.Üç yıl ocağa hizmet etti .Dağılan erkanı yeniden toparladı.Durumdan haberdar edilen İmparator II.Justinyen (685-695) Sivas’a ordu çıkardı.Titus ve yandaşları tutuklandılar.Pir Silvanus’un taşa tutulduğu yerde yakıldılar.Ortodoks kilisesi kendi korkunç vahşetinin mağdurları olmuş masumları lanetleyecek kadar utanmasızdı.

‘’Kendisine Titus diyen,İmparator’un emriyle Silvanus’u taşlatan ve onun ardından Sivas’taki ikinci ‘Pir’ olan ve Justus tarafından Şebinkarahisar piskoposuna ihbar edilenve İmparatorun emriyle Silvanus’a atılan taşların oluşturduğu kümenin hemen yanında yakılan Symeon’a lanet olsun’’

Paul,Timothy,Epaphroditus, ve Zekeriya

Titus’un katledilmesinden sonra topluluğun başına Paul geçti.Paul önderliğinde ocağın yeri daha batıya taşındı.Paul’den sonra yerine geçen oğlu Timothy olarak bilinen oğlu Genesis Ocağın merkezini daha güvenli saydığı Arapların egemenliğindeki Samsat’a taşıdı.Timothy otuz yıl süren hizmetinden sonra (718-748) 748 yılında Samsat’ta Hakk’a yürüdü.

Timothy’den sonra topluluk ikiye ayrıldı.Birinci kolu önderleri Epaphroditus Samsat’tan ,Pisidya’ya taşıdı.Timothy’nin oğlu Zekeriya’ya bağlı ikinci İkinci kol Arap askerleri tarafından toplu olarak katledildiler.Epaphroditus sekizinci yüzyılın sonuna kadar’ Pir’lik makamında bulundu.
Ali karul isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ali karul Üyemize teşekkür eden: 2 Can
Bûşasb  (12-12-08), Kul Seyyid (11-12-08)
Alt 09-11-08, 23:13   #3 (permalink)
alikarul@mynet.com
 
Ali karul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-11-08
Yaşınız: 41
Mesaj Sayısı : 2.481
Ettiğin Teşekkür: 7.413
Edilen Teşekkür: 4.185
Standart

Tahtacı Sergius ve Yol Ayırımı

Epaphroditus’tan sonra Tahtacı Sergius ‘Pir ‘ oldu, otuz dört yıl postta kaldı.(800-834) Sergius Alevi tarihinin en büyük mürşitlerinden biri oldu.Kutuplar kutbu ve bilgeler bilgesiydi.Sürgünlerle birbirinden zorla koparılmış oraya buraya savrulmuş toplulukların birbirleri ile yeniden irtibat kurmalarını sağladı.Toroslar’da ve Batı Anadolu’da yaşayan toplulukların Orta ve Doğu Anadolu da yaşayanlar ile aralarında kopmuş eski bağlarını yeniden kurdu..

Sergius zamanında yüzyıllardır kesintisiz bir biçimde süregelen Hıristiyan kıyıcılığına karşı ‘’intikam mangaları’’ Anadolu dağlarında görülmeye başladılar.Sergius barış yanlısı bir kamil insandı, çatışma istemiyordu.Sergius ömrü boyunca eline silah almadı.Yandaşlarına da erkana girerken ettikleri yemine sıkı sıkıya bağlı kalmalarını asla insana kıymamalarını öğütledi.

…Alevi/Işık toplumuna giriş bir törenle olur.Alevi/Işık erkanına giriş törenine ikrar cemi adı verilir .Kendi kararlarını kendi verebilecek yaşa gelen kişi önce bir yol kardeşi (müsahip) seçer. Yol kardeşleri eşleri ile birlikte bir rehber eşliğinde düzenlenen törende yemin edip ikrar verdikten sonra yola kabul edilirler.

Yemin ederek bu topluluğu katılan kişi yolun gereklerini yerine getirmek ve erkanın disiplinlerine uymak zorundadır.Yemin töreninde erkanı yürüten Pir (Dede) yola girmek arzusunda bulunan isteklilerin (taliplerin) üzerine ‚’’üç mühür’’ koyar.

Dedenin birinci mührü talibin dudakları üzerinedir.Bu mühürle dede isteklinin ağzını bağlar
- Bundan sonra talip , topluluğun sırlarını saklar konuşamaz,ağzını kirletecek hiçbir nesneyi dudaklarını arasından geçiremez, ,yalan ve kötü söz söylemez,iftira edemez,yargılayamaz,isnatta dahi bulunamaz ve haram yiyemez.

Dede,ikrar ceminde ikinci mührü talibin elleri üzerine kor.Elleri mühürlü olan, talip/istekli;
-Öldüremez,hiç bir canlıya bilerek zarar veremez,bir çiçeği dahi sebepsiz koparamaz ve başkasının malına el uzatamaz,,çalamaz.

İnsanın tohumu onun tüm duygusal tutkularını simgeler.Dede üçüncü mührü tohum(bel) üzerine kor.Beli bağlı istekli/talip:
-Eşine sadık olur,yuva yıkamaz,yıktığı yuvanın kadını ve erkeği ile evlenemez


Alevi/Işık erkanında topluluğun tüm fertlerinin önünde ve mürşit huzurunda üç mührün sınırlarını ihlal etmemek üzere söz verenler,topluluğun önceden belirlenmiş kurallarına uymak üzere toplumun diğer fertleri ile,çok şahitli, bir sözlü akit yapmış olurlar.İkrar verip yemin ettiği halde , toplum sözleşmesine uymayanlar,toplumun sosyal yaşamını düzenleyen bu üç mühürden herhangi birini fekkedenler (kıranlar) için iki tür ceza öngörülmüştür.
-Düşkün
-Müşkül
Cana kıymak,çalmak,birden fazla evlenmek ve benzeri ağır suçlar ‚’’düşkünlük’’ sebebidir. Yalan söylemek, kavga etmek gibi hafif suçlar ‚’müşkül hal’’ sayılır. ’’Müşkül hallolur, düşkün hallolmaz’’. Müşkül olan, Alevi yol kurallarına uygun olarak verilen cezayı yerine getirdikten sonra bağışlanırlar, düşkün olan kimse‚ ’’yolu, yolumuzdan ,malı malımızdan, davarı davarımızdan ayrı olsun’’ denilerek, sonsuza dek Alevi toplumunun dışına itilir.

Alevi erkanı içinde,bir talibin işlediği suçtan musahibi de sorumlu tutulur. Aynı ceza suçu işleyenin yol kardeşine de uygulanır. Bu nedenle tüm talipler yol kardeşlerini karşılıklı olarak yaşam boyu denetlerler gerektiğinde birbirlerini uyararak doğru yoldan ayrılmalarının önüne geçerler…



Sergius müritlerinden ellerinin üzerine konulmuş olan mührü ‘hal ne kadar kötü olursa olsun’ kırmamalarını istedi.Ona göre koşullar ne olursa olsun bir insanı öldürmek,erkana sığmaz çok ağır bir suçtu.Çünkü diyordu

-’’Hakk’ insanda insan da Hakk’tadır insanı öldürmek Hakk’ı ortadan kaldırmak olur. Dünya üstünüze de kalksa ,siz Hakk’a kıymayın. Sizler yemininizden dönüp de,can almayın. Bu erkanda düşkün olmayın’’

Sergius eziyetten iyice bunalmış,eşini dostunu ,toprağa vermiş yada sürgüne göndermiş,çaresizleri;

-‘’Elinizi okla yayla kirletmeyin kimsenin ah’ı kimsede kalmaz yol kılıcı gelir zulmü keser birgün’’diyerek teselli ediyor.Kötülükten kaçmalarını ,beladan saklanmalarını öğütlüyordu.

Sergius gizlenmeyi yolun asli kurallarından biri olarak erkana dahil etti.Saklanmanın teatral bir ifadesi olarak Sergius döneminden başlayarak yola giriş töreninde (ikrar cemi) bir erkek hizmetli kadın bir kadın hizmetli de erkek kılığına girdikten sonra,dede tarafından usulen sorgudan geçirilmeye başlandı.(İkrar verme ceminde iki hizmetlinin kılık değiştirerek dede huzuruna çıkması Tahtacı Alevi’leri arasında ’’ tebdil erkanı’’adı altında, yakın zamana kadar yaşatılmaktaydı.)

Sergius çatışma istemiyordu.Bizans’ın bitmek bilmeyen baskılarından bunalan kendi taraftarlarını Emevilerin Malatya’da kurduğu Arap emirliğin sınırları içinde toplamaya başladı .Kendisi de Malatya yakınında Arguvan’a çekildi

Sergius’un postta kaldığı otuz dört yıl boyunca ‘’intikam mangaları’’ ile Sergius’un sadık gelenekçi talipleri arasında yaşanan tartışma ve ayrılık giderek büyüdü.Dağlardaki intikam mangalarının sayıları hızla arttı.

Sergius tıpkı piri Silvanus gibi tahtacılık yaparak mütevazi bir yaşam sürüyordu.Sergius 834 yılında Arguvan dağlarında tahta keserken İznikli bir fanatik Ortodoks tarafından pusuya düşürülerek öldürüldü.

Ortodoks kilisesi bu barışçı mürşidi vaazlarında ağır bir dille lanetlemekten geri durmadı ;

‘’Pek çok kuzuyu kurda çeviren ve bunların vasıtasıyla İsa’nın sürüsünü dağıtan Serğius;koyun postuna bürünmüş bir kurt olan,erdemli bir insan gibi görünmeyi ustalıkla beceren ve pek çok kişiyi kandıran,İsa’nın düşmanı ,kötülüğün temsilcisi,Tanrı’nın anasına ve bütün azizlere küfreden Sergius’’

Sergius’un katledilmesi Alevi dünyasında iki önemli sonuç doğurdu.

-Savaşmaktan başka çıkar yol olmadığını,‘İntikam mangaları’’nın haklı olduklarını savunanların önü açıldı.’’İntikam mangaları’’na katılım çığ gibi büyüdü

-Sergius’tan sonra bir pire bağlı tek ocak sistemi terk edildi.Çok sayıda ocak birbirlerine üstünlüğü olmayan bağımsız kutsal güç odakları olarak parçalara ayrıldı.Bu bölünme ekanın devamlılığını güvence getirdi..Böylece bir veya birkaç ocak saldırıya uğrayıp ortadan kaldırılsa bile geride kalanların yolu kesintiye uğratmadan devam ettirebilmeleri emniyet altına alınmış oldu.
Ali karul isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ali karul Üyemize teşekkür eden: 3 Can
Bûşasb  (12-12-08), Kul Seyyid (11-12-08), MuNZuR  (14-10-09)
Alt 11-12-08, 11:51   #4 (permalink)
alikarul@mynet.com
 
Ali karul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 06-11-08
Yaşınız: 41
Mesaj Sayısı : 2.481
Ettiğin Teşekkür: 7.413
Edilen Teşekkür: 4.185
Standart Cevap: Ulu mürşit'ler

Alıntı:
En sevdiği müridinin attığı taş ile Hakk’a yürüyen Mananalis’li Pir Silvanus ,Alevi’lerin ünlü mürşidi ve Alevi sözlü geleneğinin kurucusu ve büyük ustası Pir Sultan Abdal’dır Onun onurlu ve mahzun hikayesi, bir unutulmaz efsane oldu ,bin üç yüzyıldır Anadolu’nun her köşesinde anlatılır.

Erdoğan Çınar
Alıntı:
Araştırmacılar arasında genel kanı bu adların (Derxene, Xerxene) modern Dersim ve Tercan’a referans olduğudur. Ermeni kaynaklardaki Terjan (Dercan) ve Mananalı adları da bu aynı topraklara referanstı.

Dersim adı, Derjan şekli altında M.S. 5‘inci yüzyılda yaşamış ilk Ermeni tarihçisi Agathangelos’tan beri Ermenistan tarih ve coğrafyasında anılmaktadır. Eski Dersimliler‘in Dersim’e karşılık kullandıkları bir diğer ad olan Khalmem Ocağı (Kalman Ocağı, Mamekiye) ise, Ermenice kaynaklarda Mananalı (Mamanalı) şeklinde kayda geçmiştir.

Seyfi Cengiz.
Silvanus'un dersimli olduğu ,Pir Sultan Abdal'ın ta kendisi olduğunu, yeni araştırmacıların da bu bilgilere degişik kaynaklardan ulaşacakları su götürmez bir gerçektir,Sayın Seyfi Cengizin Yaptığı araştırmada Üstat Erdoğan Çınar'ı desteklemektedir.
__________________
Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
hiçkimseye ayan olmaz.

Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın .
Ali karul isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ali karul Üyemize teşekkür eden: 4 Can
Bûşasb  (12-12-08), h-alibaba A.V.Yazarı (11-12-08), Kul Seyyid (11-12-08), MuNZuR  (14-10-09)
Alt 11-12-08, 13:04   #5 (permalink)
 
h-alibaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tar: 09-11-08
Mesaj Sayısı : 690
Ettiğin Teşekkür: 1.481
Edilen Teşekkür: 2.002
Standart Cevap: Ulu mürşit'ler

Alıntı:
Ali karul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Silvanus'un dersimli olduğu ,Pir Sultan Abdal'ın ta kendisi olduğunu, yeni araştırmacıların da bu bilgilere degişik kaynaklardan ulaşacakları su götürmez bir gerçektir,Sayın Seyfi Cengizin Yaptığı araştırmada Üstat Erdoğan Çınar'ı desteklemektedir.
Sevgili Karul: evet iki araştırmacının da hatırı sayılır derecede birbirini doğrulayan ve destekliyen yanları vardır. Ama ikisinin de eksik yanları vardır. Örnek: Erzurum Horasan bağını bir türlü kuramıyorlar. Özellikle Seyfi Cengiz Doğukaradeniz, Doğuanadolu ve Güneydoğuanadolunun adeta portreyini ortaya çıkarmiş olmasına rağmen, bir türlü Erzurum Horasan bağlantısı kuramaması araştırmalırı içerisinde büyük bir eksiklik olarak ortaya çıkmış durumdadır. Erzurum Horasana bir dokunsalar bütün karanlıkta kalmış olayların netleşeceğine inanıyorum.
Saygılar
__________________
Doğru duvar yıkılmaz.

Sen doğru dur, eğri belasını bulur.
h-alibaba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
h-alibaba Üyemize teşekkür eden: 2 Can
Ali karul  (11-12-08), Bûşasb  (12-12-08)
Cevapla

Etiketler
alevi, alevilik, erdoğan çınar, kızılbaş, seyfi cengiz, ulu mürşitler, yedi ulu müşit


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:20.


Telif Hakları vB v3.8.2© 2000-2010, ve Jelsoft Ent. Ltd. aittir.
Tercüme Eden : Volkan
Tüm Hakları Alevivizyon.com'e aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve değiştirilemez.
Seo by Zoints/created by
www.alevivizyon.com
Dil Seçimi - Language Selection
العربية - български - català - česky - Dansk - Deutsch - Ελληνικά - English - Español - suomi - Français - hrvatski - Indonesia - Italiano - עברית - Lietuvių - latvie�u - Nederlands - norsk - हिन्दी - Polski - Português - Română - Русский - slovenčina - sloven�čina - српски - Svenska - Filipino - українська - Tiếng Việt

firma ekle yeni oyunlar TOPlist TurkeyRank.Com - TurkeyRank-Pagerank Servisi Arama Motoru Toplist Devrimci Siteler site ekle
toplist