![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Genel Sorumlu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tar: 07-11-08
Mesaj Sayısı : 5.778
Ettiğin Teşekkür: 6.483
Edilen Teşekkür: 8.186
|
Malatya Katliamı MALATYA OLAYLARI 1. Hazırlık Süreci a) Giriş Malatya’da meydana gelen olayları değerlendirmeden önce, bu kentin siyasi ve inançsal yapısının bilinmesinde yarar vardır. 1990 genel nüfus sayımına göre Malatya’nın nüfusu 702.055’dir. Kent nüfusunun yüzde 30’unu Alevi, yüzde 70’ini Sünni topluluğu oluşturmaktadır. Alevilerin yoğunlukta olduğu ilçeler Arguvan, Arapkir, Doğanşehir, Akçadağ, Hekimhan’dır. Yeşilyurt ve Darende ilçelerinde ve köylerinde yerleşik Alevilerin şayisi azdır. Pütürge’de ise Alevilerin yerleşik olduğu yalnızca dört köy bulunmaktadır. Malatya merkezinde Alevilerin yoğun olduğu mahalleler, Basharik, Gürsel, Çavusoglu, Özalper (Samanharkı), Çilesiz, Fırat, Küçük Mustafa pasa, Samanlı, Ata, Aşağıbağlar’dir. Diğer mahallelerde az sayıda Alevi yerleşiktir. Malatya’nın siyasi yapısının zaman dilimi içinde önemli değişimler yasamış olduğunu görürüz. 1946’da çok partili döneme geçilmiştir. Kurulan siyasi partilerden biri DP’dir. DP halka yapılan baskıların ve yoksulluğun karsısında olduğunu belirterek özgürlüklerin savunuculuğunu yapıyordu. Aleviler, Osmanlı’dan beri horlanmışlar, baskı ve katliamlarla karsılaşmışlardır. DP’nin özgürlük söylemlerine inanan Aleviler, 1950, 1954 ve 1957 yıllarında yapılan milletvekili genel seçimlerinde oylarının yaklaşık olarak yüzde 70’ini DP’ye, kalanını da CHP’ye veriyorlardı. Sünni topluluğunun büyük çoğunluğu (yüzde 70) ise, İsmet İnönü’ye tutkularından dolayı oylarını CHP’ye veriyorlardı. 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle DP kapatıldı. 1961 Anayasası hazırlandı. 1961 Anayasası bazı yenilikler, temel hak ve özgürlüklere ilişkin önemli düzenlemeler içeriyordu. Buna bağlı olarak memurlar örgütlenmeye başladılar. Sivil örgütlerin içinde nicel ve nitel olarak en önemlisi, öğretmenlerin kurduğu TÖS’dü. TÖS’e üye öğretmenlerin tümüne yakini solcu ve demokrattı. Köylerde genellikle TÖS üyesi öğretmenler çalışıyordu. Bu arada, demokrasi ve emek yanlısı TİP’in de yandaslari çogaliyordu. 1950’li onyil boyunca DP’ye oy veren Aleviler, bu kez sol partilere yöneldiler. 1965 milletvekili genel seçimlerinde Alevilerin çogunlugu CHP’ye, bir bölümü de TIP’e oy verdi. Önceki seçimlerde CHP’ye oy veren Sünni toplulugu, bu kez DP’nin devami olan AP’yi ve diger sag partileri desteklemeye yöneldi. Böylece Malatya’da siyasal yapilanmanin üzerinde bulundugu zemin sürekli degisiyordu. 1973 milletvekili genel seçimlerinde MSP, 29.139; AP, 20.224; MHP, 2.686 ve CHP, 64.442 oy almislardi. Görülecegi üzere, çalkantili yillarin baslarinda, siyasal Islâmcilarin agirlikli oldugu MSP kentte önemli ölçüde taban olusturmustu. Bu siyasal gelismeler sag-sol ayrisimini da birlikte getirdi. Sag siyasi iktidarlarin (1950’den günümüze sag partiler iktidardadir) destegiyle kurulan ve korunarak gelistirilen Komünizmle Mücadele Dernekleri, Ülkü Ocaklari, Akincilar Dernegi gibi sag dernekler güçlenirken; karsit sol örgütler de olusuyordu.
__________________
Katra idim ummanlara karıştım Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir Devre edip alemleri dolaştım Bir sanata kaç sarıldım kim bilir Bulut olup ağdığımı bilirim Boran ile yağdıgımı bilirim Alt'anadan doğduğumu bilirim Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir Kaç kez gani oldum kaç kere fakir Kaç kez altın oldum kaç kere bakır Bilmem ki kaç katip ismimi okur Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir Bazı nebat oldum toprakta sürdüm Bilmem kaç atanın sulbünde durdum Kaç defa Cennet-i alaya girdim Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir Kaç kez alet oldum elde bakıldım Semadan kaç kere indim çekildim Balçık olup kerpiç kerpiç döküldüm Kaç bozuldum kaç kuruldum kim bilir Dünyayı dolaştım hep kara batak Görmedim bir karar bilmedim durak Üstümü kaç örttü bu kara toprak Kaç serildim kaç dirildim kim bilir Güfrani'yim tarikatım boş değil İyi bil ki kara bağrım taş degil Felek ile hiç hatırım hoş değil Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir |
|
|
|
| Bûşasb Üyemize teşekkür eden canlar | Ali karul (27-03-09) |
|
|
#2 (permalink) |
|
Genel Sorumlu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tar: 07-11-08
Mesaj Sayısı : 5.778
Ettiğin Teşekkür: 6.483
Edilen Teşekkür: 8.186
|
Bu ideolojik örgütlenmeler, giderek karsilikli çatismalara dönüstü. Sag örgütler, genellikle dini kullanarak karsitlarina saldiriyorlardi. Sol örgütler ise, “Demokrasi, esitlik ve özgürlük” söylemiyle taban olusturmaya çalisiyorlardi. Siyasal ayrisim körüklendikçe Aleviler sol partilere, özellikle CHP’ye blok halinde oy vermeye yöneldiler. 1977 milletvekili genel seçimlerinde CHP, 99.107; AP, 32.224; MSP, 38.516; MHP, 17.371 oy aldilar. 1
Bu seçimlerde MHP ve MSP’nin oylari büyük artis göstermistir. Türkiye genelinde sag siyasal iktidarlar tarafindan körüklenerek gelistirilen ideolojik ayrisimin yogunlastigi illerden biri Malatya’dir. Malatya’da Alevi-Sünni ayrisimi yaratmak amaciyla “Mum söndü” tiyatro getirerek Aleviler küçük düsürülmeye çalisildi. Nitekim Alevilerin bu oyuna tepkileri sert olmustu. Camilerde de Alevilere yönelik horlayici, suçlayici vaazlar veriliyordu. “Türk-Islam sentezi” dogrultusunda konferanslar, paneller düzenleniyor, irk ve inanç ayriligi körükleniyor, bu ayrimlar üzerinden saldirilar tertiplenmeye çalisiliyordu. Gelismelerde, ABD’nin gönderdigi “Baris Gönüllüleri”nin de oldukça önemli etkileri oldugunu belirtmek gerekiyor. ABD, Sosyalist Blok’un gelismesini kendine yönelik bir tehdit olarak algilamis, bunun karsisinda da bazi ülkeleri öncü karakol olarak kullanmayi amaçlamisti. Türkiye, Sovyetler Birligi’yle karadan ve denizden komsuydu. Bu yüzden, Türkiye ABD için önemli bir ileri karakol islevi üstlenebilirdi, ancak bunun için Türkiye’nin Sovyet nüfuzuna girmesini önleyecek tedbirler almak gerekmekteydi. Türkiye’deki devrimci gelismeler ve örgütlenmeler, bu amaçla engellenmeye çalisildi. Devrimci ve demokrat kitle örgütlerinin karsisinda duracak irkçi-seriatçi örgütlenmelere yönelindi. Bununla da yetinmeyen ABD, özel yetistirilmis uzmanlarini Baris Gönüllüleri adiyla Türkiye’ye göndermeye basladi. Baris Gönüllülerinin, Türkiye’deki feodal, etnik ve mezhepsel (Alevi-Sünni, Kürt-Türk) ayrisimin yogun oldugu bölgelerde (Dogu, Iç ve Güneydogu Anadolu) çalismasi isteniyordu. Her türlü gereksinmeleri karsilanan Baris Gönüllüleri, istenilen bölgelerde görevlendirildiler. Baris Gönüllüleri, Türkiye’de ne is yapacaklardi? Gelislerinin nedeni gerçekten baris için olamazdi, çünkü Türkiye’de o dönem iç savas yoktu. Eger baris istiyorlarsa öncelikle kendi ülkelerine baksinlardi. ABD’deki Kizilderililere yönelik baski ve soykirimina engel olsunlar, kendi ülkelerinde iç barisi saglasinlar, Vietnam’a ve Kore’ye asker gönderilmesini engellesinlerdi. Elbette, kendi ülkelerindeki olumsuzluklari görmezlikten gelerek Türkiye’de barisi sözümona saglamaya gelmelerinin altinda gizli bir amaç bulunmaktaydi. Dogu ve Güneydogu Anadolu’da feodal yapinin halen önemli ölçüde devam ettigini iyi bilen ABD, bu bölgelerdeki asiretler, inançsal topluluklar arasindaki çeliskileri saptamaya çalisiyordu. Baris Gönüllülerinin bir bölümü Malatya’da çalismaya basladi. Öncelikle Alevilerle Sünnilerin iç içe yasadigi ve yogunlukta oldugu ilçelerde çalismayi yeglemislerdi. Baris Gönüllülerinin çalismalarindan kusku duyan Akçadag’in köylerinden bir grup (Süleyman Kirteke, Resoali Erdogdu, Köse Polat, Teslim Töre ve arkadaslari) ortak bildiriyle tepkilerini duyurmaya çalistilar, ama tutuklanarak cezaevine konuldular. Malatya Agir Ceza Mahkemesinde, 1969/158 nolu dosyayla yargilanan bu kisiler, daha sonra beraat ettiler. Malatya'daki gerici ve irkçi saldirilar, Baris Gönüllülerinin Malatya'da çalistiklari dönemde baslamisti. Böylece ideolojik ve inançsal ayrisim saldiriya dönüstü. Asagida, bu saldirilardan birkaç örnek, çesitli boyutlariyla ele alinacak.
__________________
Katra idim ummanlara karıştım Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir Devre edip alemleri dolaştım Bir sanata kaç sarıldım kim bilir Bulut olup ağdığımı bilirim Boran ile yağdıgımı bilirim Alt'anadan doğduğumu bilirim Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir Kaç kez gani oldum kaç kere fakir Kaç kez altın oldum kaç kere bakır Bilmem ki kaç katip ismimi okur Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir Bazı nebat oldum toprakta sürdüm Bilmem kaç atanın sulbünde durdum Kaç defa Cennet-i alaya girdim Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir Kaç kez alet oldum elde bakıldım Semadan kaç kere indim çekildim Balçık olup kerpiç kerpiç döküldüm Kaç bozuldum kaç kuruldum kim bilir Dünyayı dolaştım hep kara batak Görmedim bir karar bilmedim durak Üstümü kaç örttü bu kara toprak Kaç serildim kaç dirildim kim bilir Güfrani'yim tarikatım boş değil İyi bil ki kara bağrım taş degil Felek ile hiç hatırım hoş değil Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir |
|
|
|
| Bûşasb Üyemize teşekkür eden canlar | Ali karul (27-03-09) |
|
|
#3 (permalink) |
|
Genel Sorumlu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tar: 07-11-08
Mesaj Sayısı : 5.778
Ettiğin Teşekkür: 6.483
Edilen Teşekkür: 8.186
|
b) Kemal Abbas Altunkas olayi (1968)
Kemal Abbas Altunkas, 27 Mayis 1960'da Tunceli'de Milli Egitim Müdürüdür. 27 Mayis 1960 askeri darbesi sonrasi Nevsehir'e ögretmen olarak atanir. Bir süre sonra Malatya Turan Emeksiz Lisesine edebiyat ögretmeni olarak gelir. Kemal Abbas, güzel siir okur, hos sohbetlidir. Nurculara karsi tepkiseldir ve tepkisini her ortamda çekincesiz göstermektedir. Malatya'da kisa sürede çevre edinir. En yakin arkadaslarindan biri, CHP Il yönetiminde bulunan Turan Akyol'dur.(Daha sonra MSP'den Malatya milletvekili seçildi.) Kemal Abbas, Turan Akyol'un babasina ait Firat Palas Oteli’nin bos bir odasinda özel ders vermeye baslar. 1967-68'de Malatya'da sag-sol ayrisimi keskinlesmeye, saldirilar yasanmaya baslar. Kemal Abbas, hem TÖS'ün üyesi, hem Tuncelili ve Alevi kökenlidir. Sag örgütler, Malatya'da Alevi-Sünni ayrisimini körüklemek için her yöntemi denemektedirler. Kemal Abbas'i hedefleyen bir plan hazirlanir. Kemal Abbas'in özel ders verdigi ögrenciler arasinda sag görüslü, Yakinca kasabasinda yoksul ve problemli bir ailenin çocugu olan Kenan Çirak da bulunmaktadir. Irkçi örgütler çikar karsiliginda Kenan Çirak'i piyon olarak seçerler. Kamuoyunu etkileyecek olayin senaryosu hazirlanir. 18.01.1968 günü aksamidir. Kemal Abbas, özel ders verdigi ögrencileri için otele gelir, ders notlarini alarak odasina çikar. Kenan Çirak da gelmistir. "Hocam kahve mi, çay mi içersiniz?" diye sorar. Kemal Abbas, "Sade bir kahve ve su getir" yanitini verir. Tepsi üzerinde kahve ve su gelir. Kemal Abbas, bir yandan kahvesini yudumlamakta, bir yandan da o günün ders konusunu anlatmaktadir. Kahve bitmistir, Kemal Abbas derin bir dalginligin içinde uyur gibidir. Bir süre sonra Kenan Çirak, Kemal Abbas'in kesik erkeklik organini elinde sallayarak disariya firlamis ve "Bana tecavüz etmek isterken uzvunu kestim..." diye sokakta bagirmaya baslamistir. Bunun üzerine otel katibi Kemal Abbas'in bulundugu odaya girer. Kemal Abbas, somyanin üstünde dalgin dalgin oturmaktadir; yere akan kan pihtilasmistir. Gel gör ki Kemal Abbas, aci duyduguna iliskin herhangi bir belirti vermedigi gibi, yerinden dahi kipirdamamistir. Otel katibi karsilastigi acili olayi polise ve ailesine bildirir. Kisa bir süre içinde Kemal Abbas, Kayseri Tip Fakültesine yetistirilmek üzere karayoluyla yola çikarilir. dört saat sonra Kayseri Tip Fakültesine ulastirilir. Olayin üzerinden bes saat gibi uzun bir süre geçmistir. Bunca süreye karsin Kemal Abbas halen baygin ve gelismelerden habersizdir. Ilk müdahale sirasinda yapilan tahlil sonuçlarina göre, uyusturuldugu ve halen uyusturucunun etkisinin geçmedigini belirten rapor verilir. Kayseri’de, Istanbul'daki Tip Fakültelerinden birine acilen yetistirilmesi gerektigi söylendigi için, hemen karayoluyla Istanbul'a hareket edilir. Istanbul'da da, uyusturulduguna dair rapor verilir. Firat Palas Oteli’nde meydana gelen olaydan 15-20 dakika sonra yüzlerce sag görüslü kisi hükümet binasinin önünde gösteri yapmaya baslamistir. Ayni anda, olayin ayrintilariyla yer aldigi sag görüslü Beydagi Gazetesi de mahallelerde, kahvelerde dagitilmaktadir. Oysa, Beydagi Gazetesinin matbaasinin makinesi eski tip, el dizgilidir. Böyle bir haberin elle dizgisinin yapilmasi için en azindan 5-6 saat zamana gereksinme vardi. Demek ki, hazirlanan senaryonun dogrultusunda haber çok önceden dizilerek hazirlanmistir. Sag örgütler, olayi protesto etmek amaciyla bir miting düzenleme karari alir. Bu yönde hazirliklar sürerken; Alevilere ait ev ve isyerlerinin isaretlendigi görülür. Saldiri duyumunu alan Aleviler, güvenlikleri için belirli noktalarda nöbet tutmaya baslar. Malatya'nin cadde ve sokaklari insanlarla dolmustur. En ufak bir kiskirtma ve tartismanin yüzlerce insanin ölümüne neden olabilecegi bir gerginlik hüküm sürmektedir. Mitingin iptali için, Malatya Valiligine, Savciya, Basbakana, Cumhurbaskanina ve Içisleri Bakanina telgraflar çekilmeye, telefonlar edilmeye baslanir. Sehir merkezinde alinmis olan olaganüstü güvenlik önlemleri de artirilmistir. Valilik, mitingin güzergahini degistirerek sehir disina tasir. Bu gerginlik birkaç gün devam eder. Malatya'da bu olumsuz gelismeler olurken; Milli Egitim Bakani, Kemal Abbas'i açiga alir. Kemal Abbas'in avukatlari, açiga alinmanin yanli bir sorusturmanin sonucu oldugunu ileri sürerek Danistay'a dava açarlar. Danistay 5. Dairesi, gerekli belgeleri degerlendirerek E:1969/2553, K:1970/1957 ve 05. 05. 1970'de, olayin tertip oldugunu belirtir ve açiga alinma kararini iptal eder. Kemal Abbas'in davasi, güvenlik gerekçesiyle Samsun'a nakledilir. Samsun sorgu yargici, E:1969/22, K:1969/216 sayili ve 18. 11.1969 günlü karariyla olayin komplo olduguna karar verir. Daha sonra Samsun Agir Ceza Mahkemesinde görülen davada Kenan Çirak agir hapis cezasina çarptirilir.
__________________
Katra idim ummanlara karıştım Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir Devre edip alemleri dolaştım Bir sanata kaç sarıldım kim bilir Bulut olup ağdığımı bilirim Boran ile yağdıgımı bilirim Alt'anadan doğduğumu bilirim Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir Kaç kez gani oldum kaç kere fakir Kaç kez altın oldum kaç kere bakır Bilmem ki kaç katip ismimi okur Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir Bazı nebat oldum toprakta sürdüm Bilmem kaç atanın sulbünde durdum Kaç defa Cennet-i alaya girdim Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir Kaç kez alet oldum elde bakıldım Semadan kaç kere indim çekildim Balçık olup kerpiç kerpiç döküldüm Kaç bozuldum kaç kuruldum kim bilir Dünyayı dolaştım hep kara batak Görmedim bir karar bilmedim durak Üstümü kaç örttü bu kara toprak Kaç serildim kaç dirildim kim bilir Güfrani'yim tarikatım boş değil İyi bil ki kara bağrım taş degil Felek ile hiç hatırım hoş değil Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir |
|
|
|
| Bûşasb Üyemize teşekkür eden canlar | Ali karul (27-03-09) |
|
|
#4 (permalink) |
|
Genel Sorumlu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tar: 07-11-08
Mesaj Sayısı : 5.778
Ettiğin Teşekkür: 6.483
Edilen Teşekkür: 8.186
|
c) Hekimhan Olayi (1968)
Hekimhan’in AP’li Belediye Baskani Ali Akyüz ile AP Ilçe Baskani ve Il Genel Meclisi Üyesi Turan Garipagaoglu'nun öncülük ettigi sagci militanlar, 15 Aralik 1968'de Hekimhan Lisesi'nde görevli sol görüslü ögretmenlere ve ögrencilere "vurun Alevilere, komünistlere" slogani esliginde, cop ve siselerle saldirirlar. Çok sayida ögrenci yaralanir. Lisede görevli 13 ögretmen, jandarmanin gözetiminde okuldan alinarak Malatya'ya götürülür. Daha sonra bu ögretmenlerden solcu ve Alevi olanlar kar-kis demeden degisik yerlere sürgün edilirler. Birçok ögrenci de okuldan uzaklastirilir. 2 d) 2 Subat Mitingi (1975) [Home] Devlet destekli irkçi-seriatçi örgütlerin mensuplarinin, gözlerini kirpmadan karsitlarini öldürdügü yillardi 1970’ler. Bireysel saldirilar ve öldürmeler giderek toplu saldirilara dönüsüyordu. Yogunlasan fasist saldirilari kinamak, devlet yetkililerini uyarmak amaciyla Malatya'daki demokratik kitle örgütleri bir araya gelir ve "Fasizmi protesto” adiyla bir miting düzenleme karari alirlar. Gerekli yasal islemler tamamlanir ve izin alinir. 2 Subat 1975 günü Inönü Caddesi’nin üzerinde bulunan Kiz Meslek Lisesi'nin önünde on bin kisi toplandi. Yürüyüs sirasinda yolda katilanlarla yürüyüsçülerin sayisi 30 bine ulasmisti. Yürüyüs halindeki kitle, güzergah üzerindeki binalarda oturanlar tarafindan alkislaniyordu. Disiplinli, sessiz ve çok katilimli yürüyüs korteji Atatürk Aniti'nin önüne geldi. Saygi durusundan sonra dagilinacagi sirada, ortaya Ülkü Ocakli bir grup çikti. Tahrik edici slogan ve küfürlerle hakaret etmeye basladilar. Bu sirada emniyet güçleri dagilmakta olan topluluga copla saldirarak miting alanini savas alanina dönüstürdüler. 22’si agir olmak üzere aralarinda kadin ve çocuklarin da oldugu yüzlerce kisi yaralandi. Saldiri sonrasi ülkücüler polisleri omuzlarina almis alkisliyorlardi. Polislerin saldirisinda agir yaralananlar su isimlerden olusuyordu: Aziz Maho (ögretmen); Aziz Takçi (ögretmen), Ali Sahabettin Aktas (ilkögretim müfettisi), Ramazan Simsek (ögretmen), Seyho Kizildag (ögretmen), Yusuf Bayram (ögretmen), Hasan Dogan (ögretmen), Hüseyin Nacar (ögretmen), Hasan Sönmez (ögretmen), Hasan Çinar (ögretmen), Hüseyin Gökbulut (ögretmen). Selahattin Toy (halktan), Erdal Bozkurt (halktan), Mustafa Içöz (halktan), Yusuf Akdag (halktan), Hüseyin Özçelik (halktan), Mustafa Yilmaz (avukat), Mehmet Balarisi (köylü), Ilyas Zengin (köylü), Kemal Atalay (köylü), Ali Kaya (köylü). 3
__________________
Katra idim ummanlara karıştım Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir Devre edip alemleri dolaştım Bir sanata kaç sarıldım kim bilir Bulut olup ağdığımı bilirim Boran ile yağdıgımı bilirim Alt'anadan doğduğumu bilirim Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir Kaç kez gani oldum kaç kere fakir Kaç kez altın oldum kaç kere bakır Bilmem ki kaç katip ismimi okur Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir Bazı nebat oldum toprakta sürdüm Bilmem kaç atanın sulbünde durdum Kaç defa Cennet-i alaya girdim Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir Kaç kez alet oldum elde bakıldım Semadan kaç kere indim çekildim Balçık olup kerpiç kerpiç döküldüm Kaç bozuldum kaç kuruldum kim bilir Dünyayı dolaştım hep kara batak Görmedim bir karar bilmedim durak Üstümü kaç örttü bu kara toprak Kaç serildim kaç dirildim kim bilir Güfrani'yim tarikatım boş değil İyi bil ki kara bağrım taş degil Felek ile hiç hatırım hoş değil Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir |
|
|
|
| Bûşasb Üyemize teşekkür eden canlar | Ali karul (27-03-09) |
|
|
#5 (permalink) |
|
Genel Sorumlu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tar: 07-11-08
Mesaj Sayısı : 5.778
Ettiğin Teşekkür: 6.483
Edilen Teşekkür: 8.186
|
e) 15-16 Subat olaylari (1975)
TÖB-DER, ögretmenlere yapilan baskilari, sürgünleri ve ögretmenlerin özlük sorunlarini görüsmek amaciyla 15 Subat 1975'de 57 ilde kapali salon toplantisi yapilmasini kararlastirir. Kapali salon toplantilarinin yasal kurallara uygun izinli yapilmasi da TÖB-DER’ce karara baglanir. Alinan kararlar, subelere bildirilir. TÖB-DER Malatya Subesi, bu karar dogrultusunda valilige basvurarak gerekli izni alir. Hazirliklara baslanir. Devletin siyasi güçleriyle iyi iliskiler içinde olan ve her yerde taseron olarak kullanilan irkçi-seriatçi örgütler, TÖB-DER'in toplantilarini engellemek, olay çikarmak, Alevi-Sünni, Kürt-Türk ayrisimi yaratmak amaciyla planlar hazirlamaya koyulur. Fasistlerin saldiri hazirliklariyla ilgili bilgiler ve haberler yaygilasinca; TÖB-DER Malatya Subesi yöneticileri, Malatya Barosu Baskani Turan Firat, CHP Il Baskani ve bazi duyarli kisiler, Vali Sadullah Verel'i ziyaret ederek duyumlarini, kaygilarini iletirler. Vali, "Ben on ayri kaynaktan bilgi topluyorum. Böyle bir saldirinin olacagina dair en ufak bilgi edinmedim. Böyle bir saldirinin olmasi düsünülemez. Devlet güçlüdür, her seyin üstesinden gelecektir" yanitini vermistir. Malatya Valisine ne gibi bilgilerin verildigi bilinmiyordu; ama TÖB-DER toplantisinin yapilacagi 15 Subat günü, fasistlerin kentin belirli semtlerinde toplanmaya basladigi görüldü. Toplananlar bir süre sonra saldiriya geçtiler. Saldirganlarin bir kolu, Elazig Caddesi üzerinde bulunan vali konagini sarar. Taslarla konagin camlarini yerle bir ederler. Valiye ve esine yakisiksiz sözler edilir. Vali Sadullah Verel ve esi, konagin balkonuna çikarak ellerinin basparmagini havaya kaldirir ve "Biz de Müslümaniz!" diye bagirirlar. Saldirganlar bu “itiraf”la yetinmez ve Vali ile esinin kelime-i sahadet getirmesini isterler. Bunun üzerine Vali ve esi "kelime-i sahadet" getirirler, hem de birkaç kez tekrarlayarak... Saldirganlarin eylemlerinde kararli oldugu görülür. Oradan sehir merkezine dogru yürüyüse geçerler. Karsilarina çikan ve solcu bildiklerine ait olan isyerlerini yagmalarlar ve yakip yikarlar. Saldirganlarin bir kolu, Belediye binasinin önüne toplanmistir. Bu grup, yürüyüse geçtikleri Fuzuli Caddesi üzerinde bulunan CHP Il binasina, bazi basin organlarinin bürolarina ve TÖB-DER binasina saldirirlar. Ayni cadde üstünde karakolu bulunan Toplum Polisi, barikat kurarak saldirinin yayginlasmasini engellemeye çalisiyordu. Saldirganlarin baska bir kolu da, Samanpazari denilen meydanda toplanarak Cezmi Kartay Caddesi üzerinde bulunan Alevilere ait isyerlerini yagmalamaya, yakmaya yöneldi. Baska bir kol da PTT binasinin bulundugu yöne dogru yürüyüse geçti. Saldiri ancak aksama dogru askerlerin müdahalesiyle denetim altina alinabildi. Saldirinin birinci günü böyle noktalandi. Saldiri, ikinci gün olan 16 Subat’ta, daha acimasiz ve daha yikiciydi. Birinci gün yagmalanan ve yakilan isyerlerinin sahipleri, zararlarini tespit etmeye, kirilan ve yikilan yerlerini onarmaya çalisiyorlardi. Saldirganlar da yeni bir saldirinin hazirligi için Belediye ve Samanpazari Meydaninda toplanmaya basladilar. Ortalikta polis görünmüyordu. Toplanan saldirganlar, yine kollara ayrilarak yürüyüse geçtiler. Önceden belirlenen solcu ve Alevilere ait isyerlerini yakmaya giristiler. Bir gün önce saldirma imkani bulamadiklari CHP ve TÖB-DER binasinin kapilarini, camlarini ve tüm esyalarini yerle bir ettiler. Saldiri giderek mala zarar vermekten cana zarar vermeye dönüsüyor, çatismalar ve yaralamalar görülmeye basliyordu. Iste ancak o zaman askeri birliklerden yardim istendi. Aksama dogru saldiri güçlükle denetim altina alinabildi. Iki günün bilançosu, bir ölü ve 29 agir olmak üzere 220 yaraliydi. Yaralananlarin çogunlugu Alevi ve sol görüslü isyeri sahipleriydi.
__________________
Katra idim ummanlara karıştım Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir Devre edip alemleri dolaştım Bir sanata kaç sarıldım kim bilir Bulut olup ağdığımı bilirim Boran ile yağdıgımı bilirim Alt'anadan doğduğumu bilirim Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir Kaç kez gani oldum kaç kere fakir Kaç kez altın oldum kaç kere bakır Bilmem ki kaç katip ismimi okur Kaç defterde kaç dürüldüm kim bilir Bazı nebat oldum toprakta sürdüm Bilmem kaç atanın sulbünde durdum Kaç defa Cennet-i alaya girdim Cehenneme kaç sürüldüm kim bilir Kaç kez alet oldum elde bakıldım Semadan kaç kere indim çekildim Balçık olup kerpiç kerpiç döküldüm Kaç bozuldum kaç kuruldum kim bilir Dünyayı dolaştım hep kara batak Görmedim bir karar bilmedim durak Üstümü kaç örttü bu kara toprak Kaç serildim kaç dirildim kim bilir Güfrani'yim tarikatım boş değil İyi bil ki kara bağrım taş degil Felek ile hiç hatırım hoş değil Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir |
|
|
|
| Bûşasb Üyemize teşekkür eden canlar | Ali karul (27-03-09) |
![]() |
| Etiketler |
| faşistler, faşizm, katliam, malatya, ırkçılık |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Malatya / Hekimhan Alevi Köyleri | Bûşasb | Hekimhan | 1 | 17-11-09 15:49 |
| malatya türküleri. | ad_ali | Halk Müziği | 7 | 29-09-09 00:26 |
| Malatya Mutfağı Sözlüğü | Bûşasb | Malatya | 1 | 30-04-09 13:17 |
| Malatya Ağzı | Bûşasb | Malatya | 0 | 13-02-09 15:51 |
| Malatya / Kuluncak Alevi Köyleri | Bûşasb | Malatya | 0 | 12-02-09 19:13 |
| Dil Seçimi - Language Selection |
|
|
yeni oyunlar